Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/8727 E. , 2025/14195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/73 E., 2024/293 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/8727 E. , 2025/14195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/73 E., 2024/293 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/64797 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan ve 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23/02/2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 21/07/2015 tarihinde yeniden suç işlendiği ve 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince belirtilen tarihler arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu hususları nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 1- Zamanaşımını kesen son işlem niteliğindeki bozma öncesi kararın verildiği 07/12/2006 tarihinden hükmün açıklandığı 02/04/2024 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, keza suçun işlendiği tarih olan 22/01/2006 tarihi ile hükmün açıklandığı 02/04/2024 tarihine kadar geçen sürede olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu cihetle, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/01/2024 tarihli ve 2023/4894 esas, 2024/363 karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231.maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, anılan Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceki hükümde değişiklik yapmak suretiyle teşebbüs hükümleri yönünden 3/4 uygulanan indirim oranının 2/3 olarak uygulanması suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde gündüz vakti hükümlü ve kimliği tespit edilemeyen suç ortağının, şikâyetçinin iş yerinden bilgisayar kasalarını çalmak istedikleri, ancak alarmın çalması ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince hükümlünün yakalanması nedeniyle hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla; hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.02.2011 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 21.07.2015 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan bozma öncesi mahkûmiyet kararının verildiği 07.12.2006 tarihinden 02.04.2024 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup 1 No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/73 Esas, 2024/293 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 1 No.lu kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla 2 No.lu kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.