Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/8730 E. , 2025/18608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/341 E., 2018/111 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/8730 E. , 2025/18608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/341 E., 2018/111 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/65019 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 1-Hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinde yer alan "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde zorunlu müdafii atanmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde, 2-5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan "Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri uyarınca; fiili işlediği sırada 15-18 yaş gurubu içerisinde bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 4-5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, kayden 16/09/2000 doğumlu olup suç tarihi olan 25/03/2016 tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, anılan Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, 5-Adlî sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 10... gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, Kabule göre de; 6-Mahkeme tarafından eylemlerin gece vakti işlendiğine dair gerekçede herhangi bir tespit ve kabule yer verilmediği gibi, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uygulanmadığı gözetilmeden, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hükümler arasında çelişkiye neden olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi gereğince fazla ceza tayininde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Birleşen Adana 3. Çocuk Mahkemesinin 2016/307 Esas sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuğun 15 yaşından büyük olması, dosyaya yansıyan kişisel, ailevi, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında suçun hukuki sonuçlarını algılama yeteneğine ilişkin olumsuz tereddüt bulunmaması sebebiyle sosyal inceleme raporu düzenlenmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle Tebliğnamede'ki (3) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. 2. Hükmün verildiği tarihte suça sürüklenen çocuğun 18 yaşından küçük olduğu gözetildiğinde müdafii olmadan karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması, 3. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan "Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, kayden 16.09.2000 doğumlu olup suç tarihi olan 25.03.2016 tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, anılan Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi, 5. Dosya kapsamına göre; katılanın beyanında 24.03.2016 tarihinde elektrikli bisikletini saat 22.00 sıralarında park ettiğini, ertesi gün saat 08.00'de çalındığını fark ettiğini söylediği, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu kabul etmediği, suç tarihinde gece vaktinin saat 04. 28... .01 arası olduğu, suç saatini tespit eden başkaca bir delilin olmadığı, hırsızlık suçu için de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143/1. maddesinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı hâlde konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinden hüküm kurulması, 6. Adlî sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan 10... gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, (3) numaralı kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1), (2), (4), (5) ve (6) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2016/341 Esas, 2018/111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.