Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9353 E. , 2025/15121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1162 E., 2025/1266 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9353 E. , 2025/15121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1162 E., 2025/1266 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin ''dosyada bulunan başka soruşturma dosyasında yer alan henüz iddianame aşamasına dahi gelmeyen hukuka aykırı masak raporunun hükme esas alınamayacağına, eksik ve yetersiz olduğuna, katılanların dahi kendi kasalarından hırsızlık olayı olup olmadığını bilmediklerine miktarı vs konusunda da hiç bir bilgiye sahip olmadıklarına tamamıyla, husumetli .... beyanı ve eksik raporlara dayanıldığına, ..'nın görgüye değil duyuma dayalı dahi iddia olunan olaya ilişkin bilgisi bulunmadığına, sadece varsayımlar üzerinden hareket ettiğine, dolayısıyla husumetli ..nın doğrudan veya dolaylı olarak bir bilgisi olmadığına sadece varsayımdan ibaret olduğuna, kameranın sanık tarafından konulmadığına, konuldu ise de bunun Tanık .. Yönlendirmesi ile katılanlarca yapılmış olduğuna, evin etrafında dolanma olayından önce .. ile ..un birbirine küfürlere varan konuşmalarının mevcut olduğuna, tüm bunlara rağmen, ...'un kalkıp .. ya "ben bunların evini soymaya gidiyorum demesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, ..'nın bir kurgu yaptığına, bir şekilde sanığın müştekinin evinin oraya çağırdığına, sonrasında ise müştekilere olayı farklı anlatarak izah ederek kafaların da şüphe oluşturup şikayet ettirmeye zorladığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesinin ihlal edildiğine, somut delilin, şüpheden uzak delilin kesinlikle bulunmadığına, kanaat/kanı ile mahkûmiyet kararı verildiğine, kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine, kesinlikle suçu kabul anlamına gelmemek kaydı ile ceza bireyselleştirilmeden teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna suçun nitelendirilmesinde hata yapıldığına, TCK 43. maddesinin uygulanmasının hukuk dışı olduğuna ve tahliye talebine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca .. 45. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.