İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9395 Karar: 2025/15640 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9395 K.2025/15640

2. Ceza Dairesi 2025/9395 E. , 2025/15640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2647 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9395 E. , 2025/15640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2647 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9395 E. , 2025/15640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2647 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/70024 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; Müştekiler vekilinin 31/03/2022 tarihli dilekçesinde özetle; .. mahallesi, .. sokak .. sitesi, no:../.. .. .. sayılı adreste bulunan taşınmazı şüphelinin haksız bir şekilde adına tescil ettirdiğini, bu tescil nedeni ile şüpheli aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, mahkemenin davanın kabulüne dair kararının Yargıtay kararı ile onanarak 04/03/2022 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın anahtarını 22/03/2022 tarihinde teslim aldıklarını, ertesi gün eve gittiklerinde dairenin tahrip edildiğini ve kombinin yerinden sökülüp götürüldüğünü gördükleri iddiası ile şikayetçi olmaları üzerine; soruşturmaya konu ihtilafın, olaya konu taşınmazda meydana gelen zararın kim tarafından gerçekleştirdiği meselesi olduğu, taşınmazın söz konusu süreçte kayden müştekiler, şüpheli ve yeniden müştekiler üzerinde göründüğü, dava sürecinde taşınmazda .. isimli kişinin kiracısının oturduğu, taşınmazda bulunan eşyaların kim tarafından alındığı ve kime ait olduğu noktasında tam bir tespit yapılamadığı, dolayısıyla iddiaya konu kombinin de kime ait olduğu ve kim tarafından götürüldüğü hususları ile oluşan zarardan kimin sorumlu olacağı meselelerinin çözümünün hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/25 değişik iş sayılı keşif zaptında, duvar kağıtlarının hasar gördüğü, düafon sisteminin kırılıp yere atıldığı, dolap kapaklarının hasarlı bir şekilde çıkartıldığı, yatak mobilyalarının kırıldığı, polis görgü tespit tutanağında da zarar tespiti ile kombinin götürüldüğü tespitlerine yer verildiği gözetilerek, şüpheli ...'nın ifadesinde, daireyi kendisine satan .. ..'in .. .. .'a kiraladığını ve dava sonuna kadar bu kişinin oturduğunu beyan etmesi nedeniyle, .. ..'in tanık sıfatıyla beyanının alınması, dosyada mevcut kira sözleşmesinde ismi geçen ..'ın şüpheli sıfatıyla beyanının alınması, gerekirse dairenin elektrik, doğalgaz ve su aboneliklerinin sorulması ile sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği gözetilerek, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması hâlinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması hâlinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir. Anılan şekilde talepte bulunulmuş ise Cumhuriyet başsavcılığı, belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir. Şikâyetçiler vekilinin 31.03.2022 tarihli dilekçesinde özetle; .. mahallesi, .. sokak .. sitesi, no:../. .. .. sayılı adreste bulunan taşınmazı şüphelinin haksız bir şekilde adına tescil ettirdiğini, bu tescil nedeni ile şüpheli aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, mahkemenin davanın kabulüne dair kararının Yargıtay kararı ile onanarak 04.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın anahtarını 22.03.2022 tarihinde teslim aldıklarını, ertesi gün eve gittiklerinde dairenin tahrip edildiğini ve kombinin yerinden sökülüp götürüldüğünü gördüklerini belirterek şüpheli hakkında kamu davası açılmasını talep etmesi üzerine yürütülen soruşturmada; Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, soruşturmaya konu ihtilafın, olaya konu taşınmazda meydana gelen zararın kim tarafından gerçekleştirdiği meselesi olduğu, taşınmazın söz konusu süreçte kayden şikâyetçiler, şüpheli ve yeniden şikâyetçiler üzerinde göründüğü, dava sürecinde taşınmazda ... isimli kişinin kiracısının oturduğu, taşınmazda bulunan eşyaların kim tarafından alındığı ve kime ait olduğu noktasında tam bir tespit yapılamadığı, dolayısıyla iddiaya konu kombinin de kime ait olduğu ve kim tarafından götürüldüğü hususları ile oluşan zarardan kimin sorumlu olacağı meselelerinin çözümünün hukukî ihtilaf mahiyetinde olduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şüphelinin 23.12.2022 tarihli savcılık ifadesinde özetle, söz konusu taşınmazı ücretini ödeyerek satış yetkilisi olan ve buna ilişkin vekâletname ibraz eden ... isimli şahıstan satın aldığını, satış işlemleri sırasında söz konusu vekâletnamede yetkili görünen ...'in azledilmesinin tapu personeli tarafından fark edilmemesi nedeni ile tapu devrinin üzerine geçtiğini, ancak bu sorunu öğrenince olaya konu taşınmazı fiilen hiç teslim almadığını, dairede bildiği kadarı ile daha önceki sahibi olan ...'in kiracısı olan ..'ın oturduğunu, daire anahtarını 22.03.2022 tarihinde ..'den aldığını ve bu anahtarı aynı gün şikâyetçiler vekiline teslim ettiğini, söz konusu taşınmazda hiç kalmadığı için oluşan zarardan bilgisi olmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirttiği anlaşılmakla; Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/25 D. İş sayılı keşif zaptında, bahse konu dairenin duvar kağıtlarının hasar gördüğüne, düafon sisteminin kırılıp yere atıldığına, dolap kapaklarının hasarlı bir şekilde çıkartıldığına, yatak mobilyalarının kırıldığına ilişkin tespitlerin yer aldığı ve kolluk görevlilerince düzenlenen 22.04.2022 tarihli görgü tespit tutanağında da daireye zarar verildiğine ve dairedeki kombinin götürüldüğüne dair tespitlere yer verildiği gözetilerek; şüpheli ...'nın ifadesinde, daireyi kendisine satan ...'in ..'a kiraladığını ve dava sonuna kadar bu kişinin oturduğunu beyan etmesi nedeniyle, ..'in tanık sıfatıyla, dosyada mevcut kira sözleşmesinde ismi geçen ...'ın ise şüpheli sıfatıyla beyanlarının alınması, gerekirse dairenin elektrik, doğalgaz ve su aboneliklerinin sorulması, bilhassa çalındığı iddia edilen kombinin mülkiyetinin kime ait olduğu hususu araştırılarak bu kombinin varsa faturasının temin edilip dosya arasına alınması ile tüm bu hususlar yerine getirildikten sonra sonucuna göre hukukî durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, anılan hususlarda soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Konya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 01.03.2024 tarihli ve 2024/2647 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla