İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/946 Karar: 2025/3302 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/946 K.2025/3302

2. Ceza Dairesi 2025/946 E. , 2025/3302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2001/105 E., 2007/779 K. SUÇ : Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (Karşılıksız yararlanma) İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/946 E. , 2025/3302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2001/105 E., 2007/779 K. SUÇ : Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (Karşılıksız yararlanma) İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/946 E. , 2025/3302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2001/105 E., 2007/779 K. SUÇ : Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (Karşılıksız yararlanma) İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2025 tarihli ve KYB-2025/3061 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Sanık hakkında elektirik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun hükümleri gereğince neticeten 198,00 Yeni Türk lirası adli para cezası verilerek, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelendiği, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan, "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer hir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki hüküm ile 01/06/2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki, 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu İle Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik Adli Sicil Kanunu Geçici 2/2. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile Adli Sicil Kanunu geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkrada yer alan, “İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Sanığın hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olup mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle birlikte, söz konusu mahkumiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği gözetilmeksizin, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Adı geçen sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu cezanın ertelenmesi nedeniyle oluşturulan kaydın, atılı suçun niteliği gereği sanık hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği, somut olayda 01/10/2000 tarihinde işlenen ve kesinleşme tarihinden (31/03/2008) itibaren 5 yıllık sürenin dolmasını takiben 31/03/2013 tarhinde arşive alınan kaydın, arşive alınma tarihi üzerinden geçmesi gereken yasal sürelerin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ... hakkında, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2007 tarihli ve 2001/105 Esas, 2007/779 Karar sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/2, 522/1, 523/1, 59/2 ve 647 sayılı Kanun’un 4-6. maddeleri gereğince erteli 198,00 YTL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün temyiz edilmeden 31.03.2008 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 14.05.2018 tarihli dilekçe ile anılan hükmün ortadan kaldırılmasını talep etmesi üzerine Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli ek kararı ile “Hükümlü hakkında verilen 01.10.2007 tarihli hükmün ortadan kaldırılmasına ve açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine” karar verildiği anlaşılmış ise de; atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verildiği belirlenmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla