Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9718 E. , 2025/20210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1774 E., 2024/3221 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama I- Sanık hakkında iş yeri doku
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9718 E. , 2025/20210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1774 E., 2024/3221 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beyanlarının tutanaklara eksik veya hatalı aktarılması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, cezanın bireyselleştirilmesi sırasındaki uygulamanın hukuka aykırı olduğuna, karar duruşmasında cezaevinde bulunmasına rağmen son duruşmada hazır bulundurulmadan ve müdafiisi olmadan karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına ve bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin, katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki (II) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/1774 Esas, 2024/3221 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303/1-h maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli ve 2023/193 Esas, 2024/215 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasına; "Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ ile hükmün ONANMASINA, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.