İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9777 Karar: 2025/19919 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9777 K.2025/19919

2. Ceza Dairesi 2025/9777 E. , 2025/19919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2321 E., 2019/1256 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER :İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkeme

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9777 E. , 2025/19919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2321 E., 2019/1256 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER :İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkeme

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9777 E. , 2025/19919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2321 E., 2019/1256 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER :İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2018/2321 Esas, 2019/1256 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanığın yokluğunda 29.05.2019 tarihinde verilen ve usûlüne uygun şekilde 26.06.2019 tarihinde ceza infaz kurumunda tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 15.01.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılmasına, sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 168/2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanık hakkında TCK'nın 39., 62.maddelerin uygulanması gerektiğine, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek tedbirlerin uygulanmadığına"; sanık ...'ün temyiz isteminin olay günü madde tesiri altında ve tehdit altında olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 09.01.2018 tarihli oturumda sanıkların şikâyetçinin zararını gidermek için süre verilmesini talep etmeleri üzerine, Mahkemece ''Sanıklara müştekinin zararını karşılamaları ve karşıladıklarına dair belgeyi de dosyaya sunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine'' şeklindeki ara karar ile sanıklara süre verildiği, ancak sanıkların her hangi bir ödemede bulunmadığı, 18.04.2018 günü sanıklar hakkında ilk derece mahkemesinde ödeme yapılmamış olması da esas alınarak hüküm verildiği, sanıkların istinaf dilekçelerinde zararı tazmin etmek istediklerini belirttikleri, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi gereğince başka bir sebeple Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadığı sürece hükmün korunaklılığının devam ettiği, istinaf dilekçesinde ifade edilen ödeme talebinin tek başına bu amaçla duruşma açılmasına dayanak olamayacağı, zira İlk Derece Mahkemesince talep üzerine bu hususta usule uygun sürenin de verilmiş olduğu gözetilmeden, istinaf dilekçesindeki talep sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince 07.12.2018 tarihinde duruşma açılması sonrası, 29.05.2019 tarihli duruşmasında sanık ...'in zararı giderdiğine ilişkin 06.05.2019 tarihli PTT dekontu ibraz etmesine istinaden sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, 5237 sayılı TCK'nın 168/2 fıkrasının ''...hüküm verilmezden önce'' şeklindeki düzenlemesine aykırı olduğu belirlenmiş ancak bu husus, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. I- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanığın diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak: Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/260 Esas ve 2012/236 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine ''Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/260 Esas ve 2012/236 Karar sayılı ilâmındaki, TCK'nın 116/4 maddesi gereğince verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla