Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9860 E. , 2025/18746 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/55 E., 2025/53 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sa
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9860 E. , 2025/18746 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/55 E., 2025/53 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. Fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: "Suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuk ...'ın 15-18 yaş grubunda olduğu, karar tarihi itibariyle 26 yaşında olduğu, 5395 sayılı Kanun'un 35. maddesinde 15-18 yaş grubundaki çocuklar için rapor aldırılması suça sürüklenen çocuğun ceza ehliye bakımından ön görüldüğü, suça sürüklenen çocuğun ceza ehliyetini etkileyecek akıl hastalığı belirtisi bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle ceza ehliyetinin var olduğu kanuni karine olması da gözetilerek ssç hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmasına YER OLMADIĞINA" şeklindeki gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmasına gerek görülmediğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanık ile suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2- Sanık ile suça sürüklenen çocuğun sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak onlara yükletilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanık ve suça sürüklenen çocuğa eşit olarak yükletilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince tebliğnamede öne sürülen sebepten farklı nedenlerle BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; hükümler fıkrasından yargılama giderine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "Suça sürüklenen çocuk ile sanığın bozma öncesi yargılamada sarfına neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak suça sürüklenen çocuk ile sanıktan tahsiline ve bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.