İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1666 Karar: 2026/5408 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1666 K.2026/5408

2. Ceza Dairesi 2026/1666 E. , 2026/5408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/782 E., 2024/707 K. SUÇ : Hırsızlık KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAM

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1666 E. , 2026/5408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/782 E., 2024/707 K. SUÇ : Hırsızlık KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAM

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1666 E. , 2026/5408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/782 E., 2024/707 K. SUÇ : Hırsızlık KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/668 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan mahkeme kararının diğer sanık ...'a ait olduğu, sanık hakkında tekerrüre esas alınabilecek başka bir mahkumiyetin de bulunmadığı cihetle, sanık hakkında yazılı şekilde cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde, 2-Sanık ... Yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir..." ve aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması... gerekir.” şeklinde yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığa ait adlî sicil kaydında incelemeye konu suç tarihinden önce kesinleşen mahkûmiyet kaydı bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 ve 231/6. maddeleri uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-Hükümlü ... yönünden yapılan incelemede; Hükümlü ... hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/604 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararının, diğer sanık ...'a ait olduğu, bu nedenle anılan kararın hükümlü ... yönünden tekerrüre esas alınamayacağı ve adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka bir hükümlülüğü de bulunmadığı anlaşılan hükümlü ... hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2-Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.03.2014 tarihli ve 2013/14-102 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı hâlde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, olağanüstü kanun yollarından olan kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bu tür kararların kanun yararına bozulması hâlinde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı da nazara alınarak yapılan incelemede, Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukukî bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilmesi için; yasada belirlenen koşullardan birisi de, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmamasıdır. Nitekim bu yöndeki yasal düzenleme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesinde "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,... gerekir." şeklinde ifade edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'ın adlî sicil kaydında, kasıtlı bir suçtan almış olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil eden mahkûmiyet hükmünün bulunduğu, buna göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2024/782 Esas, 2024/707 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla