Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1883 E. , 2026/5295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1914 E., 2025/2018 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurul
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1883 E. , 2026/5295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1914 E., 2025/2018 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin "sanıklar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 30.000,00 TL. maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanıklara ayrı ayrı verilmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinde hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından görülen davada Ankara BAM 15. Ceza Dairesi hükümleri düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmişti. Sanıklar müdafileri temyizde tek bir noktayı, beraat eden sanıklar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini ileri sürdü.
Hukuki İlke: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine hazineden alınacak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunludur; bu eksiklik CMK 303 kapsamında Yargıtayca düzeltilebilir nitelikte bir hukuka aykırılıktır.
Uygulama Sonucu: Vekâlet ücretinin gözetilmemesi CMK 302/2 gereği bozma nedeni sayıldı; ancak Daire hükmü geri göndermek yerine 30.000 TL maktu ücretten zorunlu müdafilik tarifesince ödenen tutarı mahsup edip bakiyenin hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesini ekleyerek hükümleri düzeltip onadı.
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafilik ücreti devletçe ödense bile bu, beraat hâlinde hazine aleyhine hükmedilecek maktu vekâlet ücretini ortadan kaldırmaz; aradaki fark sanığın hakkıdır. Müdafi, karar celsesinde bu talebi açıkça dile getirmeli, unutulursa yalnız bu kaleme dayalı temyizin dahi kabul gördüğünü bilmelidir.