Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2139 E. , 2026/3277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/2977 E., 2025/1017 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâl
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2139 E. , 2026/3277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/2977 E., 2025/1017 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafinin temyiz isteminin "Yeterli delil olmadığına"; sanık ...'ın temyiz isteminin "Lehe hükümlerin uygulanmasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/590 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet ve beraat hükümlerine yönelik sanıklar, müdafileri ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/661 Esas, 2022/4048 Karar sayılı kararı ile “Vareste talebi olmayan sanıkların yokluklarında karar verildiğinden ve konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçundan hatalı olarak beraat kararları verildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1 No.lu bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/... sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/661 Esas, 2022/4048 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2022/... Esas, 2024/877 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarına ilişkin mahkûmiyet ve beraat hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesince "vareste talebi olmayan sanıkların yokluklarında karar verildiği ve konut dokunulmazlığı ile mala zarar verme suçlarından hatalı beraat kararları verildiği" gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuş, ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuştu. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine sanıklar ve müdafi temyiz yoluna başvurdu.
Hukuki İlke: Daire, sanıkların vareste tutulma talebi olmadan yokluklarında hüküm kurulmasının CMK 289/1-(h) bendindeki "hüküm için önemli hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılması" kapsamında hukuka kesin aykırılık oluşturduğunu, ancak bunun dahi CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki duruşmasız bozma nedenleri arasında yer almadığını; bu nedenle istinaf dairesinin (g) bendi uyarınca davayı yeniden görüp duruşma açarak aykırılığı bizzat gidermesi gerektiğini vurguladı.
Uygulama Sonucu: Kanuni dayanağı olmayan bozma kararı ve buna dayanan ilk derece hükmü hukuki değerden yoksun sayılarak hükümler CMK 302/2 uyarınca Tebliğname'ye uygun biçimde bozuldu ve dosya duruşmalı yargılama yapılması için aynı istinaf dairesine gönderilmek üzere tevdi edildi.
Dava Strateji Notu: Bu karar, savunma hakkının kısıtlanması gibi mutlak bozma nedenlerinin bile istinaf aşamasında dosya üzerinden bozma yoluyla değil, davanın yeniden görülmesiyle giderilmesi gerektiğini gösterir. Sanık yokluğunda hüküm kurulan dosyalarda müdafi, hem savunma hakkı ihlalini hem de istinafın bozma yetkisini aşmasını iki ayrı temyiz sebebi olarak işlemelidir.