Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3098 E. , 2026/3973 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/167 E., 2025/695 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade 12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3098 E. , 2026/3973 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/167 E., 2025/695 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade 12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece bozma üzerine 16.07.2024 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz yoluna tabi olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının kazanılmış hak gözetilerek 6 ay 20 gün hapis cezasının 4.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilerek, devamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın bu aşamada nazara alınamayacağının, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde mahkeme hükmü açıklarken bu hususun nazara alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi verilmiş olan hükümle ilgili aleyhe temyiz olmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı korunarak sonuç ceza olarak 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK'nın 50/1. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulmak suretiyle günlüğünün takdiren 20,00TL ile hesaplanması suretiyle, suça sürüklenen çocuğun 4.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezasının suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca takdiren aylık eşit taksitler halinde 10 ayda tahsiline, SSÇ'ye taksitlerden birinin zamanında ödememesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)" ibarelerinin çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.