Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3140 E. , 2026/4706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4837 E., 2025/1069 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3140 E. , 2026/4706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4837 E., 2025/1069 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, eylemin kullanma hırsızlığı kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli ve 2022/572 Esas, 2023/382 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/3604 Esas, 2023/3622 Karar sayılı kararı ile “...Sanık savunmasında hırsızlık suçunu olay günü saat 01:00 sularında gerçekleştirdiğini savunmuş ise de mağdurun 08.08.2022 tarihli kolluk ifadesinde olay günü saat 01:30 sularında motorsikletinin yerinde olduğunu komşularının kendisine söylediğini beyan etmesi ile tanık ...'nın olay günü sanığın sabaha karşı kendisinin kuş beslediği eve geldiğini bir müddet sohbet ettiklerini sanığın yanından ayrılıp yaklaşık bir saat sonra suça konu motorsikletle tekrar geldiğini beyan etmesi ve hırsızlığın gerçekleştiği evin olduğu sokakta bulunan bir eve ait kamera görüntüsünden kamera saatine göre 05:52 sularında sanığın suça konu motorsiklet ile oradan ayrıldığının tespiti karşısında; tanık beyanları ile kamera saatinin uyumlu olduğu gibi kamera görüntülerinde de havanın aydınlık olduğunun anlaşılmakla sanığın savunmasında eylemi gerçekleştirdiği sırada alkollü olduğunu ve motorsikleti ne şekilde çaldığını hatırlamadığı şeklindeki savunması da gözetilerek hırsızlık suçunun işlendiği saati kesin olarak belirlemek bakımından olay anını gösteren kamera görüntülerindeki kamera tarih ve saatinin cd çözüm tutanağında güncel olup olmadığı yönünde herhangi bir tespit ile dosyaya yansıyan başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmaması nedeniyle kamera tarih ve saatinin güncel olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre olayda TCK'nın 143.maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi ve ayrıntısı Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 29.03.2022 tarih,2020/27448 Esas ve 2022/6041 K.sayılı ilamında belirtildiği üzere; terkedilmiş olarak ele geçirilen motorsikletin ön far ve kontak anahtarı bölümlerinin kırılmış olduğu, tesisat kablolarının sarktığı ve koptuğu yine plakasının da yerinde olmadığı bu haliyle hasarlı olarak mağdura teslim edildiği olayda; soruşturma aşamasında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazminin olmadığı, kovuşturma aşamasında 22.02.2023 tarihli celsede sanığın müştekinin zararını ödemeye hazır olduğunu beyan etmesi karşısında motorsikletteki hasar miktarı belirlenerek sanığa ödeme için imkan tanınması ödemesi halinde bu durum kısmi iade mahiyetinde sayılacağından bu kez mağdurdan kısmi iadeye muvafakatinin olup olmadığı açıkça sorulup muvafakat etmesi halinde sanık hakkında TCK'nın 168/2.maddesinin tatbiki, muvafakat etmemesi halinde ise sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,...” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/3604 Esas, 2023/3622 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2023/569 Esas, 2024/463 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.