İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/416 Karar: 2026/4584 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/416 K.2026/4584

2. Ceza Dairesi 2026/416 E. , 2026/4584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1339 E., 2025/2398 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanu

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/416 E. , 2026/4584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1339 E., 2025/2398 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanu

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/416 E. , 2026/4584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1339 E., 2025/2398 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkili tarafından işlendiği iddia edilen hırsızlık eyleminde zarar bulunmadığına, hırsızlık suçunun neticeli suç olduğuna, dolayısıyla bir zarar suçu olduğuna, İlk Derece Mahkemesinin müvekkili hakkında iki kez beraat kararı verdiğine, müvekkilini gören, dinleyen tüm duyuları ile sanığı tanıyan hakimin verdiği kararın, onunla hiçbir teması olmayan başka bir mahkeme tarafından sadece şekli bakış açısı ile değerlendirme yapmasının ve ceza tayinine gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin depresyon tedavisi gördüğü için ilaç kullandığına, bu kullandığı ilaçlardan ötürü geçici olarak fiil ehliyetinin sakatlandığına, ilaçların unutkanlık, sersemlik, dikkat dağınıklığı, kaygı bozukluğu gibi etkilerinin olduğuna, bu etkilerle iradesinin sakatlandığına, dolayısıyla hırsızlık suçunda manevi sebebi olan kast unsurunun gerçekleşmediğine, müvekkilinin olay tarihinde tıp öğrencisi iken şu an doktor olduğuna, hiçbir zaman fiil ehliyetinin olamadığına dair bir beyanlarının olmadığına, anne ve babası da doktor olan müvekkilinin ekonomik bir sıkıntısının hiçbir zaman olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hüküm fıkrasında kaldırılmasına karar verilen mahkeme adının "Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi" yerine "İstanbul 1. Çocuk Mahkemesi" olarak, Esas numarası 2017/176 yerine 2020/587 olarak ve Karar numarası 2017/624 yerine 2021/335 olarak hatalı gösterilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.03.2023 tarihli ve 2023/1-15 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararında "Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin CMK’nın 280/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak kurduğu yeni hükmün temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece bozulmasından sonra, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince yeniden hüküm kurulurken zaten ortadan kaldırılmış ve hukuki varlığı sona erdirilmiş İlk Derece Mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. fıkrası uyarınca tekrar kaldırılmasına gerek olmadığı" kabul edilmiş olması karşısında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tekrar kaldırılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “İstanbul 1 Çocuk Mahkemesinin 2020/587 Esas, 2021/335 sayılı kararının CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,” cümlesinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla