Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2021/16223 E. , 2023/1161 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2689 E., 2019/269 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2021/16223 E. , 2023/1161 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2689 E., 2019/269 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2017/242 Esas, 2018/328 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/2689 Esas, 2019/269 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, sanığın görevinden ihraç olmasının suçun delili olamayacağına, sanığın ByLock programını kullanmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağının mesaj içeriklerinin bulunmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile HTS kayıtlarının çelişkili olduğuna, dosyada mevcut ByLock'la ilgili belgelerin sanığın ByLock programını kullandığını göstermediğine, ByLock'la ilgili emniyet tarafından yapılan değerlendirmelerin gerçekleri yansıtmadığına, ByLock içeriğinde adı geçen M.U. hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkere cevabının beklenilmediğine, ByLock delilinin usulüne uygun olarak elde edilmediğine, sanığın Bank Asyada 31.12.2013 ile 24.12.2014 tarihleri arasında yeni hesap açmadığına, hesaptaki para artışının sebebi isanığın çocuğu için açmış olduğu BES hesabı ile ilgili olduğuna, Tanık N.K.’nın soruşturma aşamasındaki beyanlarının gerçekleri yansıtmadığına, tanığın mahkeme huzurunda dinlenilmediğine, tanığa doğrudan soru sorma haklarının ihlal edildiğine, sanığın pozisyonunun Yargıtay tanımlamalarındaki örgüt üyesi kavramına uymadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın adına kayıtlı 0542 (...) (..) (..) ve 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hatları ve 5452553330@ttnet ADSL aboneliği ile ByLock isimli gizli haberleşme programının kullanıldığının tespit edildiği, sanığın adına kayıtlı 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının 12.03.2012 tarihinde sanık ..., sanığın eşi A.K. ve oğlu B.Y.K. isimli şahıslar tarafından pasaport büro amirliğine iletişim numarası olarak beyan edildiği, sanığın adına kayıtlı ve kullanımında bulunduğunu beyan ettiği 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ile ByLock Server'ına ait 46.166.160.137 IP numaralı Server'a 18.08.2014-24.03.2015 tarihleri arasında Manisa ilinde bulunan baz istasyonları ve Erzurum ilinde bulunan baz istasyonlarından 422 kere bağlantı kurulduğu, sanığın aslen Erzurum'lu olduğu ve ailesinin Erzurum ilinde yaşadığı, sanığın adına kayıtlı 5452553330@ttnet ADSL aboneliği ile ByLock üzerinden gerçekleştirilen yazışma içeriklerine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının 1. sayfasında yer alan ID bölümünde "179402", kullanıcı adı bölümünde "sultan01", şifre bölümünde "960132ay" yazılı olduğu, şifre bölümünde yer alan "a" ve "y" harflerinin sanığın eşi A.K.'nin ve B.Y.K,'nin isimlerinin baş harflerinin birleştirilmesi neticesinde oluşturulduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ve 5452553330@ttnet ADSL aboneliği ile ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Sanığın adına kayıtlı 0542 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ile 24.09.2014-04.04.2015 tarihleri arasında Manisa ilinde bulunan baz istasyonlarından 46.166.160.137 IP nolu Server'a 80 kez bağlantı kurulduğu, 0542 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının ise 24.07.2009 tarihinde sürücü belgesi alımında sanığın eşi A.K. tarafından iletişim numarası olarak beyan edildiği, sanığın 13.01.2017 tarihinde Manisa TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde 0542 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının eşi A.K.'nin kullanımında olduğunu beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 0542 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının sanık tarafından kullanılmadığı kanaatine varılmıştır. Tanık N.K.'nın hazırlık aşamasında alınan beyanında "...Adli Tıp Anabilim Dalında Doçent olan ancak İstanbul'da dış görevli olan ve cemaatten olmayan M.A. isminde öğretim görevlisi vardı, M.P. bu öğretim üyesine profesörlük kadrosu verilmesi karşılığında Adalet Bakanlığı kadrosunda bulunan T.U. ve M.Z.K.'yi Adli Tıp Anabilim Dalı'na yardımcı doçent olarak atanmaları hususunda anlaşma yaptılar ve bu şekilde Fetullah Gülen cemaatinden olan T.U. ve M.Z.K. Tıp Fakültesine gelerek göreve başladılar..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığın ... Katılım Bankası A.Ş.'de 4043003 müşteri numaralı hesabının bulunduğu, bu hesabında 12.01.2015 tarihinde 20.876,95 TL bedelli katılım hesabı açtığı, yine 17.02.2015 tarihinde 8.489,32 TL bedelli katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün en büyük finans kaynağının Bank ... olduğu, örgütün banka aracılığıyla hem maddi olarak güçlendiği, hem de illegal işlemlerini legal hale getirdiği, 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra bankanın maddi sıkıntıya girmesi üzerine ve TMSF tarafından elkonulmasını engellemek için, örgüt lideri olan Fetullah Gülen'in "tüm paranızı ... Katılım Bankasına yatırın" talimatı verdiği, bu talimat doğrultusunda örgüt üyelerinin ilgili bankaya, başka bankalardan kredi çekerek, malvarlıklarını nakde çevirerek elde ettikleri ya da halihazırda ellerinde bulunan paraları yatırdıkları yapılan soruşturmalar neticesinde elde edilen deliller ile tespit edildiği, sanığın hesabında gerçekleştirilen yukarıda bahsi geçen hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı neticesinde gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır. Dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler göz önüne alınarak kamu davası yeterince aydınlandığından ve yargılamaya katkı sağlamayacağından dijital materyallerin incelenmesine ilişkin Manisa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının beklenilmesinden vazgeçilmiştir. Sanık mahkememizce alınan savunmalarında ByLock programını telefonuna yüklemediğini ve kullanmadığını, örgüt liderinin talimatı neticesinde ... katılım Bankasına para yatırmadığını beyan etmişse de; yukarıda tartışılan deliller ve tüm dosya kapsamını dikkate alındığında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu ve itibar edilemeyeceği kanatine varılmıştır. Bu deliller ışığında somut olay sanık açısından incelendiğinde;sanığın örgütün ancak sadakatinden emin olduğu üyelere kurduğu örgüt içi haberleşme programı olmasına rağmen her örgüt üyesinin telefonuna kurulmayan ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı, örgüt liderinin Bank Asyanın TMSF’ye devrini engellemek için verdiği talimat doğrultusunda Bank ... hesabında hesap harekelerinin bulunduğu, böylelikle sanığın örgüt içerisinde çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk içeren görevler üstlendiği ve böylelikle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği, meydana gelen netice gözönüne alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan kısmen uzaklaşılmak sureti ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; "Hükümde 5 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden, 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırım yapıldığında, 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine 8 yıl 3 ay hapis cezası belirlendiği, belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 62 nci maddesi gereğince indirim uygulandığında sonuç cezanın 6 yıl 10 ay 15 ... olarak doğru olarak tespit edildiğinden, yapılan hatanın sonuç cezada değişikliğe yol açmadığı görülmekle bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmesine, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken silahlı terör örgütlerine uygulanma imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanunun 7/1 inci maddesi atıf maddesi olarak gösterildiği belirlenmiş ise de, bu hususun dairemizce düzeltilebileceği anlaşılmıştır. Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK'nın 303 üncü maddesi gereğince hükmün birinci paragrafında yer alan "... 3713 sayılı TMK'nun 7/1 inci maddesi delaletiyle ..." kısmının hükümden çıkartılmak suretiyle hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. B. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın adına kayıtlı 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ve 5452553330@ttnet ADSL aboneliği ile "179402" ID, kullanıcı adı bölümünde "sultan01" kullanıcı adı ve "960132ay" şifresi ile ByLock kullanıcısı olduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, C. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli Kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank ... nezdindeki hesap hareketlerine göre, sanığın yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu, anlaşılmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/2689 Esas, 2019/269 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.