Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/10182 E. , 2025/7336 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/575 E., 2020/363 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/165 E., 2017/237 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, resmi belgede sahtecilik,nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/10182 E. , 2025/7336 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/575 E., 2020/363 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/165 E., 2017/237 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, resmi belgede sahtecilik,nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1-Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarındanCMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat 2- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53,58/9 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının reddi ve esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama 1- Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden ... vekilinin, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden katılan ... vekilinin temyiz talepleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Müsnet suçların niteliği itibarıyla doğrudan ... ile Hazine ve Maliye Bakanlığının zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılmalarına imkan bulunmadığından bölge adliye mahkemesinin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurularının reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin, oy birliğiyle mahalline İADESİNE, 2- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ... vekilinin ve nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden katılan ... vekilinin temyiz talepleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; a- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararının niteliği itibariyle CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince temyizi kabil kararlardan olmadığı, b- Resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ...'nın davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Anlaşıldığından, katılan ... vekili ile ... vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, c- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık müdafiinin temyiz talepleri yönünden yapılan inceleme neticesinde: Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü, temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım S. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28, Özgenç Genel Hükümler S.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın 2010 yılındaki KPSS sınavında soruların sanığa örgüt tarafından önceden verildiğine güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporunun tek başına silahlı terör örgütüne üyelik suçu yönünde mahkumiyete yeterli ve kesin delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin başkaca herhangi bir delil ikame olunamamakla, kanıtlanamayan müsnet suçtan beraati yerine hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.