İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/11343 Karar: 2024/4690 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11343 K.2024/4690

3. Ceza Dairesi 2022/11343 E. , 2024/4690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/831 E., 2019/2197 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/11343 E. , 2024/4690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/831 E., 2019/2197 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/11343 E. , 2024/4690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/831 E., 2019/2197 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/279 Esas, 2019/64 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/831 Esas, 2019/2197 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O Yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; 1.Sanığın sosyal medya hesabı üzerinden aleni olacak şekilde, etkisiz hale getirilen terör örgütü mensuplarına ait fotoğraflar paylaştığına, 2.Terör örgütü mensuplarını övücü ve eylemlerini meşru gösterici nitelikte yorumlar yaptığına, 3.Bir miting alanında PKK terör örgütünün sözde bayrağının yer aldığı bez parçaları ile birlikte terörist başı ... Öcalan'a ait görselin bulunduğu resmi paylaştığına, 4.Sanığın eylemlerinin terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olduğuna, bu haliyle atılı suçun unsurlarının oluştuğu kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebeplere ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığının sabit olduğunun kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan verilen hükme ilişkin yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu 3713 sayılı Terörle mücadele Kanununun 7/2. maddesinde; “(Değişik fıkra: 11.04.2013-6459 S.K./8. md) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır: a) (Mülga bent: 27.03.2015-6638 S.K./10.md.) b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde; 1.Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması, 2.Slogan atılması, 3.Ses cihazları ile yayın yapılması, 4.Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi. İkinci fıkrada belirtilen suçların; dernek, vakıf, siyasî parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya öğretim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde bu fıkradaki cezanın iki katı hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir. Propaganda ; belli bir görüşün, ideolojinin toplum içinde yayılmasını, fikir ve kanaatlerinin kökleşmesini sağlamak için, bu amacın gerçekleşmesine yönelik olarak her türlü maddi ve manevi araca başvurarak telkin, teşvik ve etkide bulunmak olarak tanımlamak mümkündür. Propaganda yapma fiilinden örgütün övülmesi, kişilerde örgüte sempati duyulmasını sağlayacak hareketler gerçekleştirilmesi, örgütün faaliyetlerine yakınlık sağlayacak duyguların yaratılması, örgüte karşı duyulan düşmanlığın ortadan kaldırılması sonucunu doğuran hareketlerin yapılması, örgütü iyi gösteren biçimde tanıtmak gibi faaliyetler anlaşılabilir. Ancak bütün bu faaliyetlerin, maddenin son hali gereğince, “Örgütün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde” olması gerekir. Böylece maddenin yeni haliyle propagandanın yapılış şekline sınır getirilmiştir. Propagandanın örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini ya meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekir. Bu durumda her türlü propaganda fiili bu suçun oluşması için yeterli olmayacak ancak maddede sayılan alternatif niteliklere sahip olan propaganda fiilleri suç teşkil edecektir. Propagandanın bu niteliklere sahip olup olmadığı ise her somut olayda hakim tarafından değerlendirilecek bir husustur. Örgütün propagandasının belirli bir şekilde yapılması şart değildir. Yazılı, sözlü fiillerle olabileceği gibi, gösteri, protesto vb. yollarla yapılması da mümkündür. Bu suç ancak kastla işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenemez. Özellikle maddenin son halinden sonra bu suçun olası kastla işlenemeyeceğini hatta doğrudan kastla işlenebileceğini belirtmek gerekir. Zira failin propaganda yapmaktaki amacı örgütün iyi gösterilmesine, destek görmesine, örgütün toplum nezdinde benimsetilmesine yönelik olmalıdır. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın sosyal medya hesabı üzerinden aleni olacak şekilde, etkisiz hale getirilen terör örgütü mensuplarına ait fotoğraflar ve bir miting alanında PKK terör örgütünün sözde bayrağının yer aldığı bez parçaları ile birlikte terörist başı ... 'a ait görselin bulunduğu resmi paylaştığı, terör örgütü mensuplarını övücü ve eylemlerini meşru gösterici nitelikte yorumlar yaptığı göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin bir bütün halinde terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek mahiyette olduğu 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesinde yer alan suçu oluşturduğu gözetilmeksizin sanık hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/831 Esas, 2019/2197 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca, Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla