Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/11372 E. , 2024/12151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/870 E., 2021/954 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, temyiz isteminin kabulü değe
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/11372 E. , 2024/12151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/870 E., 2021/954 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, temyiz isteminin kabulü değer sayılmamasından dolayı reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 15.06.2021 tarihli ve 2020/870 Esas, 2021/954 sayılı ek kararın ise; 5271 sayılı Kanunu’nun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu; 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi 20.10.2020 tarih ve 2018/989 Esas ve 2020/309 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet; zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (a) bendlerine göre beraatine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli, 2020/870 Esas, 2021/954 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, ve katılan kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkındaki delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, 2. Delillerin mahkeme huzurunda tartışılmadığına, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, 4. KPSS sorularının çalındığına ilişkin kanaatten kaynaklı bir değerlendirme yapıldığına, 5. Sanığın ByLock kullandığına ilişkin CGNAT kayıtları ve mesaj içerikleri olmadığına, 6. Soyut ve hükme esas alınmaması gerekli tanık beyanlarının hükme esas alındığına, 7. Sanığın örgütün hiyerarşik yapılanmasına dahil olup olmadığının tespit edilmediğine, 8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 9. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. ... Vekilinin, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karara Dair Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığının 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı gerekçe gösterilerek, 5271 sayılı Kanun'un 296/1 inci maddesi uyarınca anılan Bakanlık vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan ek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin incelenmesinde: Dosyadaki diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu anlaşılmakla, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. ... Vekilinin, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları ile Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karar Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2020/870 Esas, 2021/954 sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ ile EK KARARIN ONANMASINA, B. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/870 Esas, 2021/954 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2024 tarihinde karar verildi.