Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/13919 E. , 2025/9334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/57 E. - 2021/953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/388 E. - 2018/1421 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahte
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/13919 E. , 2025/9334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/57 E. - 2021/953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/388 E. - 2018/1421 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; 10.07.2010 HÜKÜM: 1- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2- TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 3- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1.Silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanık hakkında İlk Derece Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekillerinin istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından anılan Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçların niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, Tebliğname'ye uygun olarak dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca katılan vekili sanık müdafinin temyiz isteminin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin (A) bendi kapsamında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca itiraz edebileceğinin muhtariyetine, 3.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark,örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetleri tespit edilemeyen ve örgüt üyesi olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmayan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.