Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/15856 E. , 2023/1194 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1276 E., 2021/1879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarih ve SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belged
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/15856 E. , 2023/1194 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1276 E., 2021/1879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarih ve SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :1-Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 53/1-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi 2-Sanıklar hakkında TCK'nın 204/1 ve 3713 sayılı Kanun'un 4, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 43/1, 53/1-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi 3-Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: 1-a)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan (suç tarihi 2010 yılı olan) verilen beraat kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talepleri ile ilgili olarak; Bölge Adliye Mahkemesinin, katılanın sanıklara atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, b)Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz talepleri ilgili olarak; Müsnet suç için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türüne göre 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından ve İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 2-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz talepleri ile ilgili olarak; A-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili olarak; a- sanık ... yönünden; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun mütemadi/kesintisiz suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintinin birlikte gerçekleşmesine kadar icra olunan tüm örgütsel faaliyetlerin tek suç oluşturacağı, örgüt üyeliğinin, yakalanma, örgütün dağılması, örgütten ihraç ya da kendiliğinden örgütten ayrılma gibi sebeplerle sona erebileceği, yakalanmayan sanık hakkında düzenlenen iddianamenin temadi eden suç için fiili kesinti oluşturmayacağı nazara alındığında, sanık hakkında düzenlenen 06.12.2017 tarihli iddianamenin tanzim tarihinde sanığın firari olup yakalanamadığı, 16.04.2018 tarihinde yakalanması ile fiili kesintinin de gerçekleştiği, sanık hakkında 14.02.2018, 23.10.2018, 09.11.2018 ve 28.03.2019 tarihlerinde düzenlenen yeni iddianamelerin içerik itibariyle sanığın yakalanma tarihinden önceki faaliyetlerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, fiili ve hukuki kesintinin gerçekleştiği 16.04.2018 tarihine kadar gerçekleştirilen eylemlerin kül halinde bir kez terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile iki ayrı suç oluşturduğunun kabulü ile fazla ceza tayini, Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan 16.04.2018 yerine yerine İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında hatalı olarak 06.12.2017 ve 18.10.2018 olarak yazılması, b-Sanık ... yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ancak; Takdiri indirim nedeni olarak sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, olumsuz kişiliğine yahut davranışına dair dosyaya yansıyan bir tesbit bulunmayan, adli sicil kaydı olmayan, soruşturma aşamasında tutuklanan ve yargılmaya tutuklu olarak devam edilen sanık hakkında dosya kapsamı ile de uyuşmayan ve yerinde olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, B-Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden; a-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge aslının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden, suç konusu belgelerin denetime imkan tanımak üzere dosyaya eklenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması, b-Kabul ve uygulamaya göre de; TCK'nın 43/1 inci maddesi uyarınca arttırım yapılırken, artırım oranının kısa kararda 1/4 olarak uygulanmasına rağmen gerekçeli kararda 1/2 olarak belirtilmesi suretiyle hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların tutuklulukta geçirdiği süreler, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.