İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/18110 Karar: 2024/10515 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18110 K.2024/10515

3. Ceza Dairesi 2022/18110 E. , 2024/10515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemes

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/18110 E. , 2024/10515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemes

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/18110 E. , 2024/10515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan itiraz üzerine itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma ve hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayan, ... Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşılmakla temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarih 2018/393 Esas 2019/166 sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 11.11.2020 gün ve 2019/712 Esas 2020/1146 sayılı kararı ile sanık hakkında Katılan ... Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne, katılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ... Başkanlığı vekillerinin ise silahlı terör örgütü üyeliği suçuna yönelik istinaf istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci maddesinin b bendi, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, Katılan ... ve ... Başkanlığı vekillerinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne, Katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf istemlerinin ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.01.2021 gün ve 2019/712 Esas 2020/1146 sayılı ek kararı ile ... Başkanlığının vekilinin 16.11.2020 günlü, dilekçesi ile yaptığı temyiz başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.03.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Sanığın örgüt üyesi olmadığına, 2.Sanığın eşinin benzer suçtan yargılanıyor oluşunun sanık aleyhine delil kabul edilemeyceğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık hakkında yukarıda bahsedilen deliller değerlendirildiğinde; 10.07.2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde (120) sorudan (118) soruyu doğru cevapladığı nazara alındığında, Ölçme değerlendirme bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2010 yılındaki başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu, 31.10.2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri Testine girmediği, iptal edilen sınavda olağanüstü bir başarı göstermiş olmasına rağmen tekrar edilen sınava girmemesi hayatın olağan akışına uygun bulunmamış, savunmasında her ne kadar Ankara'da ikamet ettiği halde sınav yerinin İstanbul olarak değiştirilmesi nedeniyle sınava girmediğini beyan etmişse de, bu durumun soyut bir savunma olarak kaldığı da nazara alındığında sınava girmemek için yeterli ve geçerli bir sebep olarak kabul edilmemiştir. Ölçme değerlendirme bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2010 yılında önceki yıla nazaran başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu, nazara alındığında sanığın FETÖ tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki iptal edilen Eğitim Bilimleri ile iptal edilmeyen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Anlatılan nedenlerle; FETÖ tarafından sızdırılan 2010 KPSS sorularını önceden alarak sınavda yüksek başarı elde eden sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, örgütün 2010 yılında aldığı kararla hem kendi okullarında maaşlı olarak çalıştırdığı üyelerini kamuya aktarıp maaş yükünden kurtulmak, yeni gelenlere yer açmak, bu şekilde himmet adı altında topladığı aidatları artırmak ve hem de mahrem hizmetlerdeki örgüt mensuplarının eşlerinin ve mahrem imamların kamuya atanması için sınav sorularını sızdırdığı, sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği anlaşılmış ise de, sanığın 2010 yılı KPSS puanıyla herhangi bir memuriyete atanmadığı, sanık özelinde iddianamenin anlatım kısmında da esasen bu yönde bir iddiada bulunulmadığı nazara alındığında sanığın kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlemediği sabit olmakla bu suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, yukarıda ayrıntısı anlatıldığı üzere, iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın ... sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğin yukarıdaki anlatımlar karşısında ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, sanığın sınav tarihinde memur olmaması nedeniyle içerik sahteciliğinin faili olamayacağı, dolayısıyla sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatine karar verilmiştir." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi hata düzeltmesi dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE I- Katılan ... Başkanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II- Katılan ... Başkanlığı vekilinin resmi belge sahtecilik suçuna ilişkin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince katılan vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, III- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; bylock kullanıcısı olmayan ve örgüt üyesi olduğuna dair soyut iddia dışında başkaca delil bulunmayan sanığın eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığı, örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; A) Katılan ... Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmayan ... başkanlığı vekilinin CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, C) Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 11.11.2020 gün ve 2019/712 Esas 2020/1146 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla