İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/20323 Karar: 2025/12742 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/20323 K.2025/12742

3. Ceza Dairesi 2022/20323 E. , 2025/12742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3135 E., 2020/922 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mah

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/20323 E. , 2025/12742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3135 E., 2020/922 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mah

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/20323 E. , 2025/12742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3135 E., 2020/922 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olmak ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin 5271 sayılı CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine 2- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin sanık müdafiinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin katılan vekili ve sanık müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükmüne ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I. Katılan vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik katılanın istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de katılanın başvurusu hakkında bir karar verildiği anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talep yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmü ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; -Resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılanın müsnet suç yönünden davaya katılmasına ilişkin verilen kararlar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, -Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak; İlk Derece Mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkûmiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a bendi uyarınca kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak ayrı ayrı REDDİNE, esası 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği temyizen incelenemeyen hükme karşı, 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin (A) bendi kapsamında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca itiraz edebileceğinin muhtariyetine, III. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (toroslu özel kısım syf. 263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf. 28, özgenç genel hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullanmayan veya örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere, örgütün hiyerarşik yapısına girip örgütle organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik içeren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil edilemediğinden sanığın beraati yerine sızdırılan sınav sorularının FETÖ terör örgütü üyeleri dışında kişilere verilmesinin mümkün olmadığı şeklindeki karineden yola çıkılarak varsayım ile mahkûmiyetine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla