Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/28255 E. , 2025/8069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/537 E., 2021/369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/151 E., 2020/13 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecili
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/28255 E. , 2025/8069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/537 E., 2021/369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/151 E., 2020/13 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4- 2. cümle, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4- 2. cümle, 62/1, 221/5, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı 1. Katılanlar T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve T.C. İç İşleri Bakanlığı vekillerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararına, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan katılanların istinaf başvurularının, suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemeleri ve bu nedenle de davaya katılma haklarının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı, itiraz merciince de bu hususlarda bir karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, resmi belgede sahtecilik suçundan katılanların istinaf başvurularının esastan reddine dair karara ilişkin yapılan değerlendirme itibarıyla, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ve T.C. İç İşleri Bakanlığı'nın anılan suç yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkının bulunmadığı, bu hususta İlk Derece Mahkemelerince hukuki değerden yoksun katılma kararı verilmesinin de hükme karşı temyiz kanun yoluna başvuru hakkı vermeyeceği gözetilmekle, katılanlar vekillerinin anılan 12.03.2021 tarihli ek karara karşı yaptıkları başvuruların REDDİNE, redde ilişkin ek kararın ONANMASINA, 2. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a) 5235 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan Bölge Adliye Mahkemelerinin, Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerine ve Sulh Ceza Hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 5271 sayılı CMK'nın 23/2 nci maddesinin uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı Kanun'un 23/1 maddesi sarahatine ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih 1-538, 29 sayılı Kararlarına nazaran; sanık hakkında kovuşturma aşamasında Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.07.2017 tarih ve 2017/937 D. İş sayılı Kararı ile mahkeme başkanı sıfatıyla tutukluluğun devamı kararına yönelik itirazın reddi kararına katılan .....sicil numaralı hâkim ...'in, mahkemenin Kanun'a uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine üye hakim sıfatıyla katılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi, b) Kabule ve uygulamaya göre de, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.) 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi ve faydalılığı gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, aşamalarındaki savunmalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin elverişlilik derecesi ve faydalılığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.