İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/34114 Karar: 2023/2461 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/34114 K.2023/2461

3. Ceza Dairesi 2022/34114 E. , 2023/2461 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/34114 E. , 2023/2461 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/34114 E. , 2023/2461 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/128 Esas, 2022/126 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu'nun 62'inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile mahkumiyetine, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/1029 sayılı asıl Kararı ile sanık ve müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapmış olduğu istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/1029 sayılı ek kararıyla da, silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu temyiz istemlerine yönelik "kamu davalarına katılma ve istinaf kanun yoluna başvurma hakları bulunmadığı gibi, katılmalarına karar verilmiş olması da istinaf başvurusuna hak ve yetki vermeyeceği cihetle 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun reddine kararı verildiği, bu kararın itiraza tabi olduğu ve itiraz işlemlerinin yapıldığı" gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusunun reddine dair karar vermiştir. 4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 09.08.2022 tarihli ve iade, onama, ek karar onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Tanık olarak dinlenen kişilerin beyanlarının çeliştiğine ve lehe olan beyanlara mahkemece itibar edilmediğine, 2-Sanığın eşinin kendi yargılamasındaki beyanında kendi telefonunun sürümünün düşük olması sebebiyle programı eşinin telefonuna kendisinin yüklediğini söylediğine, 3-Bylock programının verilerinin istihbarat kaynaklı olduğuna ve delil olarak hükme esas alınamayacağına, 4-Garson adlı gizli tanıktan ele geçen bilgilerin fişlemeye yönelik olduğuna, Katılan ... Emniyet Genel Müdürlüğü'nün temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Sanığın mesleği itibariyle Emniyet Genel Müdürlüğü'nün suçtan zarar görmediğine ilişkin değerlendirmenin hukuka aykırı olduğuna, 2-Sanığın beraatine karar verilen kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçları yönünden de mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükme karşı temyiz sebepleri özetle; Sanığın işlediği anlaşılan kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Bylock kullanıcısı olduğunun, itirafçı beyanlarında adının geçtiğinin ve ayrıca 2012 yılı Komiser yardımcılığı sınavına ilişkin raporlarda belirlenen kriterlere uyduğunun tespit edilmesi neticesinde hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, cgnat kayıtları, tanık beyanları, veri inceleme raporu, komiser yardımcılığı sınavına ilişkin raporlar, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanığın münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kullanımına sunulan kriptolu iletişim sistemi olan ByLock isimli programı örgüt içi gizli haberleşmeyi sağlamak maksadıyla telefonuna indirip örgüt üyesi olarak değerlendirilmesi gereken bir süre boyunca kullandığı, bu hususun 89258 bylock ID tesbit ve değerlendirme tutanağı şeklindeki teknik verilerle de ispatlandığının mahkememizce anlaşıldığı, bunun yanı sıra ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 2017/68532 soruşturma sayılı dosyasında Garson isimli gizli tanıktan ele geçen ... SD kartla ilgili veri inceleme raporunda sanığın "A5" olarak kodlandığı, bu kodun FETÖ mensubiyeti olan teslimiyeti, sadakati, bağlılığı en üst seviyede olan kişiler ifade ettiğinin anlaşıldığı, bu itibarla sanığın örgütün emniyet mahrem yapılanmasında ByLock kullanıcısı örgüt üyesi konumunda bulunduğu, bu hususların yanında hangi gerekçelerle ve hangisine itibar edilmesi gerektiği açıklanan tanık anlatımları itibariyle sanığın örgütle esas itibariyle uzun bir zamana dayanan bir irtibatının olduğu, sanığın İzmir’de eğitim gördüğü Polis Okulu sürecinden itibaren örgütün içinde olduğu, bu kapsamda örgütsel mahiyette tertiplenen sohbet toplantılarına iştirak ettiği, 2004 yılında İstanbula tayin olduğu süreçte örgüt tarafından örgüt üyelerinin kalmaları için hazırlanan örgüt evinde kaldığı, bu kalmış olduğu evden sorumlu örgüt üyesi şahsın olduğu, ev ablası konumunda bulunan kişinin kontrolünde sanığın sözkonusu evde diğer ismi geçen polis memurları ile birlikte kaldığı ve yine örgüt tarafından düzenlenen ve kod adı kullanan örgüt üyesi bayanlarca koordine edilen örgütsel mahiyetteki toplantılara katıldığı, Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli iken bu şekilde kod adı kullanan örgüt üyesi şahıslara bağlı olarak yapılan faaliyetlere ve toplantılara katıldığı, yine sanığın katılmış olduğu bu toplantılarda örgütsel tedbir anlamında cep telefonlarını yanlarına almadıkları, esas itibariyle bu hususun dahi tek başına yapılan toplantıların illegal mahiyetini ortaya koyan ve yapılan toplantıların açığa çıkmasını ve deşifre olmasını engelleme kaygısıyla alınan örgütsel tedbir mahiyetinde bir husus olduğu, örgütün gizlilik ve tedbir kurallarına büyük önem verdiği ve bu hususun da alınan tedbirlerin bir tezahürü olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu süreçte sanığın sohbet ablası olarak adlandırılan kod adı kullanan birden fazla şahsa sırayla bağlı şekilde bulunduğu (... isimli şahıslar), yine sanığın katıldığı toplantılarda örgüt üyesi şahıslara himmet verdiği, yine belirtilen tanık beyanlarında açıkça geçtiği gibi örgüte eleman temini konusunda ve örgütün önem verdiği örgüt içi katalog evlilik hususlarında görev ve vazife ifa ettiği, sanığın girmiş olduğu 25.03.2012 tarihli komiser yardımcılığına geçiş sınavını kazanmasını müteakip kurs için ...’ya geldiği dönemde de aynı şekilde sohbet ablası konumunda bulunan kişilerin tertiplediği sohbetlere katılmaya devam ettiği, bu itibarla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgtütü hiyerarşisi içerisinde somutlaştırıldığı şekilde yer ve zaman olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemler icra ettiği ve örgüt içinde illegal vazifeler ifa eden bir konumda olduğunun anlaşılmış olması karşısında sanığın üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sınav tarihi itibariyle eylemin yasal olarak tipiklik unsurunu içermediğinin anlaşılması ve bu itibarla "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu" anlaşıldığından atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Dosyada 25.03.2012 tarihinde yapılan Polis Memurluğundan komiser yardımcılığına geçiş sınavı ile ilgili bilirkişi raporlarının bulunduğu, birleşen dava dosyası kapsamında her ne kadar sanığın 25.03.2012 tarihinde yapılan Emniyet Genel Müdürlüğü Komiser Yardımcılığı Yazılı Yarışma Sınavı sorularını sınavdan önce ele geçirip haksız bir şekilde Komiser Yardımcılığını kazandığı belirtilerek kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçundan cezaladırılması talep edilmiş ise de; bilirkişi raporu içeriğinden de görüleceği üzere değerlendirilen 4 ölçüten sadece 2'sine yakalanarak zayıf düzeyde şüpheli olduğu(zayıf düzeyde şüphelilere ilişkin listenin 7. Sırasında), sanığın soru aldığına ilişkin suçlamayı kabul etmediği, sanığın soruları önceden aldığına dair savunmasının aksini gösterir tanık beyanının da bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen zayıf derecede şüphenin sanığın cezalandırılması için yeterli olmadığı, şüpheden sanığın yararlanması ilkesi kapsamında ; sanığın sınav sorularını önceden elde ederek sınavı kazandığına dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve vicdani kanaat oluşturur delil elde edilmediğinden kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/1029 sayılı asıl karar ile sanık ve müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, ayrıca 23.06.2022 tarihli aynı esas ve karar sayılı ek kararı ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından suçtan zarar görmediği, temyize hak ve yetkisinin bulunmadığını belirterek CMK'nın 296/1 inci maddesi gereğince temyiz isteminin reddine dair karar vermiştir. IV. GEREKÇE A.Katılan ... Emniyet Genel Müdürlüğünün 23.06.2022 Tarihli Ek karara yönelik temyiz istemi Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları yönünden katılan ... Emniyet Genel Müdürlüğü'nün suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçundan verilen beraat, sanık ve müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri 1-Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, tanık beyanları, 2012 Komiser Yardımcılığı Sınavına ilişkin raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2012 yılındaki Komiser Yardımcılığı Sınav sorularına ilişkin aldırılan raporlara göre sanığın, değerlendirilen 4 ölçütten sadece 2’sine yakalanarak zayıf düzeyde şüpheli olması, soru aldığına ilişkin suçlamayı kabul etmeyen sanığın savunmasının aksini gösterir delilin de bulunmaması karşısında, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında da belirtildiği üzere sanığın örgütsel iletişim ağına dahil olup bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi, veri inceleme raporunda A5 olarak kodlanması, bu kodun fetö mensubiyeti olan teslimiyeti, sadakati, bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade etmesi, ayrıca tanık beyanlarına bakıldığında sanığın örgüt ile irtibatını ortaya koyan ifadelerin bulunması karşısında sanığın örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR A.Katılan ... Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz talebinin reddine ilişkin 23.06.2022 Tarihli Ek karar yönünden; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/1029 sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçundan verilen beraat, sanık ve müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/1029 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat, sanık ve müdafiince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla