Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/34177 E. , 2025/21517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/231 E., 2022/516 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2022/100 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. m
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/34177 E. , 2025/21517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/231 E., 2022/516 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2022/100 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi 22.01.2018 tarih 2017/95 esas, 2018/4 sayılı kararı ile hükümlü/sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarih 2018/6143 esas 2019/813 karar sayılı ilamı ile temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği, hükümlü/sanık müdafinin bireysel hak ihlali kapsamında AYM'ye başvurusu sonucunda, Anayasa Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli 2019/18228 nolu kararı ile; "Anayasa'nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılması gerektiğine" kararı verilerek gereği için dosyanın Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, yeniden yargılama sonucunda Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli 2022/84 esas 2022/100 karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.07.2022 tarihli 2022/231 esas ve 2022/216 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın hükümlü/sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının esastan reddine Ancak; 1-Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları). TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen, hazırlık soruşturması aşmasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla uyumlu olarak, örgütün yapısı ve faaliyetlerine, 2010-2012 yılları arası evlerinde kaldığına, sonrasında da sohbet toplantılarına devam ettiğine, telefonuna ByLock yüklendiğine dair ve örgüt üyesi 10 kişi hakkında bilgi vererek yargılamaya yardımcı olan, hazırlıkta verdiği ifadelerini kısmen değiştirmekle beraber önceki beyanlarını mahkemede tekrar eden sanığın bu fiili duruma ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesinin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak tekrar beyanının alınması ve verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabul ve uygulamaya göre de: Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında herhangi bir gerekçede sunulmadan TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması, 3- Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankar Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.