İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/39302 Karar: 2025/23710 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/39302 K.2025/23710

3. Ceza Dairesi 2022/39302 E. , 2025/23710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2022/110 K. SUÇ :1.Silahlı terör örgütüne üye olma, 2.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM :1.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 2

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/39302 E. , 2025/23710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2022/110 K. SUÇ :1.Silahlı terör örgütüne üye olma, 2.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM :1.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 2

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/39302 E. , 2025/23710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2022/110 K. SUÇ :1.Silahlı terör örgütüne üye olma, 2.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM :1.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre verilen beraat 2. TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle yapılan ön incelemede; Türk hukukunda, 20.07.2016 tarihinden itibaren istinaf kanun yolu fiilen uygulanmaya başlamıştır. Buna göre anılan tarihten itibaren ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kesin olmayan nihaî kararlara karşı önce istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. İstinaf mahkemeleri hem hüküm mahkemesi hem de denetim mahkemesi olarak faaliyet gösterecektir. İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda ceza davası üst dereceli istinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) tarafından ikinci kere incelenerek yerel mahkemenin kararı denetlenir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, ilk derece mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulacak, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabilecektir. Temyiz kanun yolu ise, istinaf mahkemesi kararlarının hukuki denetim açısından incelenmesini amaçlayan bir kanun yoludur. Yeni kanun yolu sisteminin uygulanmaya başlaması halinde, adlî yargıda yargılamamız üç aşamalı olacaktır. Önce mahkemede ilk derece yargılaması yapılarak karar verilecek; ardından bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi yapılacak; son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesi gerçekleştirilecektir. Bu şekilde kanun koyucu; üç dereceli bir inceleme sistemi kurarak, ceza davası neticesinde verilen kararın yeterince denetlenmesi sağlanmak istenmiştir. CMK'nın, ilk derece yargılaması ile temyiz yargılaması arasına istinafı yerleştirerek, hem Yargıtayın içtihat mahkemesi konumunu güçlendirmeyi hem de mahkemelerin son kararlarının yalnızca hukuki sorun değil, maddi sorun açısından da sağlıklı bir şekilde denetlenmesinin yolunu açmayı öngörmüştür. Böylece istinaf kanun yolunun yürürlüğe girmesiyle, Yargıtayın gerçekten hukuki derece kanun yolunu teşkil etmesi ve maddi vakıa denetimi yapmaması amaçlanmaktadır. 20.07.2016 tarihi itibariyle, istinaf mahkemelerinin uygulamaya girmesiyle birlikte artık adlî yargıda, üç aşamalı yargılama sistemine geçilmesi, yeni kanun yolu sisteminde, öncelikle ceza davasında, ilk derece mahkemesinde bir yargılama yapılarak karar verilmesi, ardından kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların süresi içinde kanun yollarına başvuruda bulunmaları halinde, üst dereceli istinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) tarafından ikinci kere inceleme yapılarak, kararın hem maddi hem de hukuki yönden denetiminin yapılması, son olarak da yine süresi içerisinde kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların temyiz sebeplerini gösterir dilekçe vermeleri halinde Yargıtayca temyiz incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu aşamalardan biri, usul hukukuna uygun bir şekilde sonlandırılmadan bir sonraki aşamalara geçilemeyeceği de hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde açıktır. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüyle ilgili Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.10.2018 tarih ve 2018/673 esas, 2018/3599 sayılı kararıyla verdiği bozma kararı sonrasında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin dosyanın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçundan yargılama yapılan dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve sanık hakkındaki dolandırıcılık suçundan verilen hükmün daha önce Yargıtayın temyiz incelemesinden geçmediği ve anılan suç hakkında istinaf incelemesi yapılmadan dosyanın dairemize gönderildiği, Bu nedenle öncelikle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının bozma istemli taleplerinin, CMK'nın 260. maddesi kapsamında bölge adliye mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi akabinde silahlı terör örgüt üyeliği suçu yönünden doğrudan, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden esası incelenmeyen dosyanın tebliğnameye kısmen uygun olarak İADESİ için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla