İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/6395 Karar: 2024/12945 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6395 K.2024/12945

3. Ceza Dairesi 2022/6395 E. , 2024/12945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/387 E., 2019/799 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumları aleyhine olacak şekilde nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi; Temyiz talebinin reddi TEBLİ

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/6395 E. , 2024/12945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/387 E., 2019/799 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumları aleyhine olacak şekilde nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi; Temyiz talebinin reddi TEBLİ

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/6395 E. , 2024/12945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/387 E., 2019/799 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumları aleyhine olacak şekilde nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi; Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/799 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık hakkındaki kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz isteminin 15.01.2020 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine dair verilen kararın ön incelemesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçu ve resmi belgede sahtecilik suçu hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının, verilen hükmün tür ve süresi itibariyle CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamı içerisinde bulunması nedeniyle temyiz edilemez nitelikte olduğundan, müdahil vekilinin temyiz taleplerinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince, Ankara Bölge Adliye 21. Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli ek kararında isabetsizlik görülmemiştir. B. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2017/34 Esas, 2018/126 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine dair karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/799 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun reddine ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/799 sayılı ek kararı ile katılan vekilinin beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edilemeyecek kararlardan olmaları sebebiyle temyiz taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. 4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.01.2022 tarihli onama ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde özetle: 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, 2. Müvekkilinin başarılı bir öğrenci olduğuna, aldığı puanın çalışmasının ürünü olduğuna, 3. Soruları görüp almadığına, örgüt ile bağlantısının bulunmadığına, 4. Bilirkişi raporlarını kabul etmediklerine, 5. Cezaların şahsiliği ilkesine riayet edilmediğine, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine hükmedilmesi gerektiğine, 7. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, silahlı terör örgütü üyeliğine mahkumiyetine hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması ile temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarında, unsurları oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e maddesince beraatine hükmedilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İnkara dayanan savunmalarının aksine, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığını ortaya koyan kesin ve inandırıcı delil ikame olunamayan sanığın ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle ve yerinde olmayan gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Kanun' un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ ile, temyiz talebinin reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/799 sayılı ek kararının ONANMASINA, Sanık müdafinin örgüt üyeliği suçundan temyiz istemi açıklanan gerekçeyle yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/799 karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla