Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/1167 E. , 2025/22157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/671 E., 2021/940 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/288 E., 2020/36 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/1167 E. , 2025/22157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/671 E., 2021/940 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/288 E., 2020/36 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Hükmedilen cezaya ilişkin olmaması nedeniyle kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden 5237 sayılı TCK'nın 221/5. maddesi gereğince etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle cezadan indirim yapılırken uygulama maddesinin "5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi" olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan etkin pişmanlık hükümlerine "5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi" ibaresi ve "5237 sayılı TCK'nın 221/5. maddesi gereğince etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması," ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun suçun sübutuna ilişkin görüşüne iştirak edilmekle birlikte “Etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında indirim oranının takdiren 2/3 olarak uygulanmasının yeterli olduğu” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “Etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında uygulanan indirim oranı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemenin etkin pişmanlığı uygulama gerekçesinde "sanığın ikrarlarının samimi olduğu, bildiği her şeyi anlattığı ve pişmanlık duyduğu, verdiği beyanların örgütün yapısının çözülmesinde etkili ve faydalı bilgiler olduğuna mahkememizce kanaat getirilerek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasının, vermiş olduğu bilgilerin derecesi de nazara alınarak takdiren 2/3 oranında indirim uygulanmasına..." denilerek gerekçe ve indirim oranı arasında çelişkili durum yaratılmıştır. Belirtilen gerekçe ile sanığa üst hadden indirim uygulanması hem dosya kapsamı ile uyumlu, hem de hakkaniyet ilkesine uygun olacağından hükmün bu sebeple bozulması yerine onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.