İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/11754 Karar: 2024/13617 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/11754 K.2024/13617

3. Ceza Dairesi 2023/11754 E. , 2024/13617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/623 E., 2022/118 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik i

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/11754 E. , 2024/13617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/623 E., 2022/118 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik i

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/11754 E. , 2024/13617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/623 E., 2022/118 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/180 Esas, 2021/168 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/623 Esas, 2022/118 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.04.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle; 1-Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2-Örgütle bağlantılı somut hiçbir emarenin bulunmadığına, 3-Aranan kişilerin aynı rütbeden olmadığına, 4-Kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Ankara ile İzmir illerinde kurulu bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlar kullanılarak 16.07.2015 ile 30.10.2014 tarihleri arasında ve genel olarak mesai saatleri dışında 5 ayrı grup içerisinde, kendisi gibi asker şahıs olan Y. S., A. Ö. Ç., V. K., S. S., D. Ö., V. S. ve M. K. isimli şahıslarla ardışık olarak arandığı ve Ankara ile İzmir illerinde kurulu bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlar kullanılarak 16.07.2015 ile 05.02.2016 tarihleri arasında değişik zamanlarda toplamda 55 kez arandığı, sanığın iletişim kayıtlarını içeren HTS kayıtları ile büfe ankesör analiz raporuna ilişkin uzman bilirkişiler raporunun da dosya arasında yer aldığı, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde sanığın, örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamlarının denetimde ve gizlilik içerisinde hareket etmek suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanması içerisinde bilerek ve isteyerek yer aldığı belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas-2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” gözetilerek; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Özellikle dosya içerisinde kabule esas alınan ankesör/sabit hat aranmalarına ilişkin HTS analiz inceleme raporuna bakıldığında, ankesör/sabit hatlardan arandığı sırada yüzbaşı olarak görev yapan sanığın, ardışık olarak arandığı belirtilen kişilerin aynı rütbede olmayan astsubay asker şahıs olmaları, aramaların görev yapılan il dışında gerçekleştirilmesi karşısında, bu haliyle söz konusu aramaların sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içinde bulunduğunu göstermeyeceği nazara alınarak, öncelikle sanığın eğitim dönemi de dahil görev yaptığı yerler tespit edilerek ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerlerde hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık arama kadı bulunup bulunmadığının saptanması, var ise buna ilişkin bilgi ve belgeler getirtildikten sonra bu hususta bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenmesi, ankesör/ardışık aranma raporunda sanık ile birlikte 04.08.2015 tarihinde arandıkları tespit edilen aynı rütbede görev yapan A.A.Ç ve Y.S. hakkında soruşturma/kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilerek var ise bu beyanlar getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmeleri sağlanarak CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/623 Esas, 2022/118 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla