İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/1236 Karar: 2025/26045 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/1236 K.2025/26045

3. Ceza Dairesi 2023/1236 E. , 2025/26045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/960 E., 2021/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/19 E., 2019/370 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62/1, 53, 58/7-9 ve

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/1236 E. , 2025/26045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/960 E., 2021/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/19 E., 2019/370 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62/1, 53, 58/7-9 ve

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/1236 E. , 2025/26045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/960 E., 2021/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/19 E., 2019/370 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62/1, 53, 58/7-9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin .......... silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, Sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan " ...." ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi, 2- Polis memuru olarak görev yapmakta iken emekli olup,.... silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı nedeniyle rütbeleri alındığı anlaşılan sanığın, dosyadaki mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması ile ..... emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçirilen dijital veri inceleme raporunda sanığın tüm liste içerisinde Derece 1 olarak “SAY” Güncel Listede 2015 Mart Alan Kodu “SAY”, Mart Alan Dışı Kodu “0” ve Alan "EA" olarak belirtilen kodlamanın o döneme ilişkin güncelleme yapılmadığı anlamına gelmesi karşısında; öncelikle ... KOD adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyalin tam olarak çözümlendiğinin yazılı ve görsel basında yer alması da gözetilerek, kolluk birimlerine sanıkla ilgili olarak yeniden yazı yazılıp sanık hakkında yeni güncel verilere ulaşılıp ulaşılmadığının sorulması, ayrıca anılan raporda zümre başkanı olarak belirtilen "... Bey", öğretmen olarak belirtilen "..." ve vekili ".........." isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile, bu kişileri tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak sanık hakkında bilgi sahibi olup olmadığına yönelik beyanlarının alınması, anılan tanıklarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan "Veri Analiz Raporunun" ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Kabul ve uygulamaya göre; A- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın, uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B- Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla