Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/12642 E. , 2025/7517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/64 Değişik iş ve 2021/65 Değişik iş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulmas
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/12642 E. , 2025/7517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/64 Değişik iş ve 2021/65 Değişik iş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesinden sonra sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinden sunulunduğu, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ve 2018/113 - 2019/163 sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan itirazın merci İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Değişik iş ile 10.06.2021 tarihli ve 2021/65 Değişik iş sayılı kararları ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Hükümlü müdafiinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 04.10.2021 tarihli ve 94660652-105-34-18147-2021-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu, Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/18265 - 2022/3021 sayılı kararı ile İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/64 Değişik iş sayılı kararı yönünden de kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağı hakkında ihbarda bulunulmak suretiyle tevdi kararı verildiği, tevdi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-18147-2021-KYB sayılı evrakı ile başlıkta belirtilen her iki karar yönünden kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61614 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 62/1 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/113 esas, 2019/163 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/1237 esas, 2019/745 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini müteakip, bu defa istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 10/09/2020 tarihli ve 2020/1816 esas, 2020/3842 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini takiben, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ve 2018/113 esas, 2019/163 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine ilişkin İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/65 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; 1- İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 değişik iş sayılı kararı yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesinde ki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği, somut olayda İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2019 tarihli kararında başkan olarak bulunan Hâkim ...'nun yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair mahkeme heyetinde görev alamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/65 değişik iş sayılı kararı yönünden; "İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli kararın kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından 30.04.2021 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ek kararı ile talebin reddedilmesini müteakip, sanık müdafii tarafından 24.05.2021 tarihli dilekçe ile karara itiraz edilmesi üzerine, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2021 tarihli ek kararı ile itirazın reddine ve dosyanın ve dilekçenin itiraz hususunda karar verilmek üzere itirazı incelemeye yetkili mercii olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın gönderildiği merci mahkemesi olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince 24.05.2021 tarihli itiraz değerlendirilerek 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafii tarafından İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ek kararına karşı yapılan aynı mahiyetteki 31.05.2021 tarihli itiraz dilekçesi üzerine karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip değerlendirme yapılarak karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Hükümlünün 05.04.1978 Bergama doğumlu olduğu, en son özel bir firmada mühendis olarak çalıştığı, Bylock kullandığının tespiti üzerine silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturmanın başladığı, yapılan yargılama neticesinde İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/113 Esas, 2019/163 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, sanık ve müdafiinin mahkumiyet hükmüne karşı yaptıkları istinaf başvurusunun, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli, 2019/1237 Esas ve 2019/745 Karar sayılı kararı ile esastan reddedildiği, istinaf ilamının sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli, 2020/1816 Esas 2020/3842 Karar sayılı kararı ile temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Hükümlü müdafii tarafından sunulan 30.04.2021 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi ve mahkumiyet hükmünün infazının durdurulması talebinde bulunulmuş, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarih, 2018/113 Esas ve 2019/163 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin, kabule değer görülmemesi sebebiyle reddine, itiraz kanun kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. 3.Söz konusu karar karşı hükümlü müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2021 tarih, 2018/113 Esas sayılı kararı ile yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebinin reddine ilişkin ek kararda usul ve Kanuna aykırı bir yön bulunmadığında itirazın reddi ile dosyanın itiraz hususunda karar verilmek üzere itirazı incelemeye yetkili mercii olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Merci İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Değişik İş sayılı kararı ile İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararda usul ve Kanun'a aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilerek itirazın reddine karar verilmiştir. 5.Hükümlü müdafii, 31.05.2021 tarihli dilekçesi ile bir kez daha yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu için, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2021 tarih, 2018/113 Esas sayılı Kararı hükümlü müdafiinin başvurusu 18.05.2021 tarihli ek karara itiraz başvurusu olarak değerlendirilerek, ek kararda usul ve Kanun'a aykırı bir yön bulunmadığından reddedilmiş ve dosyanın itiraz kapsamında karar verilmek üzere itiraz mercii olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Verilen karar karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/18265 - 2022/3021 sayılı kararı ile İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/64 Değişik iş sayılı kararı yönünden de kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağı hakkında ihbarda bulunulmak suretiyle tevdi kararı verilmiş, tevdi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-18147-2021-KYB sayılı evrakı ile başlıkta belirtilen her iki karar yönünden kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61614 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 5271 sayılı CMK'nın 318/1. ve 23/3. maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı; önceki yargılamayı yapan mahkeme heyetinde yer alan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına katılmasının hukuka aykırı olup olmadığı ile merci tarafından daha önce kesin olarak ret kararı verilen bir konuda yeniden esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmasının mümkün olup olmadığına ilişkindir. 5271 sayılı Kanun’un, 318/1. maddesi; “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 23/3. maddesi ise; “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz." şeklindeki düzenlenme içermektedir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2022 tarihli ve 2020/14-278 Esas - 2022/774 Karar sayılı kararı ile 21.06.2022 tarihli ve 2020/14-405 Esas - 2022/458 Karar sayılı kararlarında belirtildiği ve Dairemiz ve diğer Yargıtay özel dairelerince de benimsenen uygulama çerçevesinde; uyuşmazlık hakkında daha önceden görüşünü bildirmiş olan bir hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair verilecek kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği tartışmasızdır. Bu açıklamalar ışığında bir numaralı kanun yararına bozma talebi yönünden somut olay değerlendirildiğinde; Temyiz incelemesinde onanarak kesinleşen İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/113 Esas, 2019/163 sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına dair hükmü veren mahkeme heyetinde yer alan mahkeme başkanı ...'nun, hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesine ilişkin isteminin reddine dair aynı mahkemenin 30.05.2021 tarihli ve 2018/113 Esas, 2019/163 sayılı kararı veren mahkeme heyetinde de başkan olarak yer aldığı anlaşıldığından, mahkumiyet hükmünü veren heyette başkan olarak bulunan hakimin CMK'nın 23/3. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle merci İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Değişik İş sayılı kararı hukuka aykırı olduğundan bir numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. İki numaralı kanun yararına bozma talebi yönünden ise; Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına hükümlü müdafi tarafından itiraz edilmesi üzerine merci İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Değişik İş sayılı kararıyla verilen itirazın reddi kararının kesin nitelikte olduğu, verildiği anda kesin olan söz konusu kararda var olduğu ileri sürülen bir hukuka aykırılığın diğer koşulları da oluştuğu taktirde yalnızca kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolu ile giderilmesinin mümkün olacağı, hükümlü müdafiinin 31.05.2021 tarihli dilekçesi ile bir kez daha yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine, merci tarafından itiraz incelenirken, daha önce aynı konuya ilişkin itirazın kesin olarak reddine karar verilmesi nedeniyle hükümlü müdafiinin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, daha önceden verilen ve kesin olan kararın yeniden ele alınarak İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarih ve 2021/65 Değişik İş sayılı kararı ile hukuka aykırı şekilde işin esasına girilerek hükümlü müdafiinin itirazının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle iki numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Değişik İş sayılı kararı ile 10.06.2021 tarih ve 2021/65 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.