İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/13238 Karar: 2025/15780 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/13238 K.2025/15780

3. Ceza Dairesi 2023/13238 E. , 2025/15780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2023/126 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM:TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Kanun'un

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/13238 E. , 2025/15780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2023/126 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM:TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Kanun'un

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/13238 E. , 2025/15780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2023/126 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM:TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereğince temyiz incelemesi sonrasında dosyanın gönderildiği Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Dairemizce de benimsenen, öğretide ekseriyetle kabul gören yerleşik yargısal kararlara göre, örgütü yönetmek ya da örgüte üye olmak suçları mütemadi (kesintisiz) suçlardandır. Yani fiilin icrası süreklilik arz eder. Bu suçlarda örgüt hiyerarşisine dahil olup faaliyetlere başlanmakla suç tamamlanmıştır. Ancak fiilin icrası devam ettiği müddetçe fiilin ifade ettiği haksızlık da süreceğinden suç işlenmeye devam edecektir. Failin kendi isteğiyle ya da irade dışı olarak örgütten ayrılması halinde suç bitmiş olacaktır. Mütemadi suçların tamamlanmasıyla bitmesi aynı anlamı taşımamaktadır. Mütemadi suçların ceza ve muhakeme hukuku bakımından önemli sonuçları mevcuttur. Ceza hukuku bakımından, suça teşebbüs fiilin bitmesine kadar değil tamamlanmasına kadar mümkündür. İştirak ise bitinceye kadar gerçekleşebilir. Suç işlenmeye devam ettiğinden, koşulları varsa meşru savunma hükümleri uygulanabilir. Uygulanacak ceza hükümleri bakımından temadinin bittiği tarih esas alınmalıdır. Yine kusur yeteneği ve yaş küçüklüğü bitiş tarihine göre tayin edilir. Muhakeme hukuku bakımından ise, zamanaşımı, yetkili mahkeme ve şikayet süresi temadinin bitişine göre değerlendirilecektir. Ancak suçun mütemadi niteliği, kural olarak görevli mahkemenin belirlenmesi ya da kovuşturma usulünün tespiti bağlamında bir özellik taşımaz. Örgüt üyeliği temadi eden suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintiyle sona erecektir. Kesinti tarihi suç tarihidir. Mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır. Bir taraftan suç işlenmeye devam ederken iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle bu suçun dava zamanaşımına uğrama tehlikesi ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suçtan dolayı aynı sanık hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecektir. Kamu davası açılması için yeterli delil bulunan hallerde savunma alınmaksızın dava açılmasına engel hal yok ise de, mütemadi suçlardan olan örgüt üyeliği suçunda yakalamanın gerçekleşmediği durumda dava açılması bir yarar sağlamayacaktır. Bu nedenlerle, örgüt üyeliği suçunda, temadinin fiili kesinti (yakalanma) ile meydana geleceği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Ceza infaz kurumunda 765 sayılı (Mülga) Türk Ceza Kanun'un 125 inci maddesi kapsamında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından ayrı ayrı hükümlü olarak bulunan sanıkların olay tarihinde başka infaz kurumunda bulunan hükümlülere göndermek istedikleri zarflar içeriğinde yapılan kontrolde, ayrı ayrı kitaplar içine gizlenen kağıtlar içeriğindeki yazılarda PKK/KCK silahlı terör örgütünün sözde 11 inci kongresinde alınan kararlardan bazılarının bulunduğu kabul edilmiş ise de; yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması, mütemadi suç niteliğinde olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda temadinin fiilen yakalanma ile kesileceği, bu durumda kişinin irade dışı olarak örgütten ayrıldığının hukuken kabul edilmesi gerektiği, ancak yakalanan kişinin serbest bırakılması üzerine sonradan gerçekleştirdiği eylemlerle örgütle tekrar bağ kurduğunun anlaşılması halinde ikinci kez örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmasının mümkün olacağı nazara alındığında, devletin gözetimi ve denetimi altında ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanıkların, dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin tekrar örgüt ile bağ kurduğu anlamına gelmeyeceği gibi bu eylemin de tek başına örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı, bu nedenlerle sanıkların eyleminin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun ve bu Kanun'a göre hazırlanan yönetmelik kapsamında disiplin cezasını gerektirdiği nazara alınmadan, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla