Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/13786 E. , 2024/2839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/35, 2023/59 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/13786 E. , 2024/2839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/35, 2023/59 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli 2022/29421 esas ve 2022/7261 Karar sayılı ilamı bozma kararı üzerine; 1. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli, 2023/35 Esas ve 2023/59 Karar sayılı kararı ile dairenin bozma ilamına direnme kararı verilerek sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1-Aleyhe delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 3-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli 2020/48 E. Ve 2020/246 K. Sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan temel ceza 8 yıl hapis cezası olarak belirlenip neticede 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hükmün istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin esastan reddine, istinaf kararının temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2021 tarihli 2021/7970 E. ve 2021/11086 K. sayılı kararı ile suçun unsurlarının ayrıca teşdit sebebi sayılarak temel cezanın belirlenmesinde TCK 61/3.maddesine aykırı olarak fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 2. Dairemizin bozma kararı üzerine İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli 2022/62 E. 2023/101 sayılı Kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek temel ceza 7 yıl hapis cezası olarak belirlenip neticede 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hükmün istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin esastan reddine, istinaf kararının temyizi üzerine Dairemizin 31.10.2022 tarihli 2022/29421 E. ve 2022/7261 K. sayılı kararı ile bozmaya uyulmasına rağmen bozulan hükümde gösterilen sebepler tekrar edilerek yetersiz gerekçe ile fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3.Dairemizin 31.10.2022 tarihli 2022/29421 esas ve 2022/7261 Karar sayılı ilamı bozma kararı ile, TCK 61/1 maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilerek fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli, 2023/35 Esas ve 2023/59 Karar sayılı kararı ile bozma öncesi kararın yerinde olduğu gerekçesiyle bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnme ve mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek sübut bulan suçtan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekir. Yerel mahkemece, bir dönem Bitlis il ablası olduğu temel gerekçesi ile 5237 sayılı Kanunun 314/2 maddesi gereğince temel cezanın 7 yıl hapis olarak belirlendiği görülmekte ise de, anılan ilin bilinen nüfus yoğunluğu, sosyo kültürel yapısı bakımından örgüt faaliyetlerinin yoğunluğu ile örgütün yapılanması itibariyle bayanların konum ve etkinliği gibi olgular birlikte değerlendirildiğinde kusurlu davranışı/eylemi ile orantılı, makul ve adil bir cezaya hükmolunması gerekirken genel olarak örgütte daha stratejik konumda faaliyet gösteren etkin mensupları için verilebilecek bir ceza verilerek daha evvel uyulmasına karar verilen bozma ilamının sonuçsuz bırakılmasında hukuki isabet bulunmamaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 32. maddesi ile CMK'nın 307/3-2. cümlesinde yapılan değişiklik uyarınca dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMEK ÜZERE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.