Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/14853 E. , 2025/21133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1022 E., 2022/335 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/351 E., 2020/80 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53/1-a,b,c,d,e,
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/14853 E. , 2025/21133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1022 E., 2022/335 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/351 E., 2020/80 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53/1-a,b,c,d,e, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nın 299/1 maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan UYAP sorgulamasına göre sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/34900 sırasında kayıtlı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan soruşturmanın devam ettiğinin tespit edilmesi karşısında; mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenilmesi amacıyla anılan dosyanın akıbeti araştırılarak dava açılmasının tespit edilmesi halinde dosyanın aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip incelenerek imkan bulunduğu takdirde dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesi, kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın aslı veya Yargıtay denetime olanak verecek şekilde onaylı örneğinin dosya arasına alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlerdirmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının getirtilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığı araştırılarak bulunması halinde ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, tespit halinde beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun şekilde dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulurken uygulama yeri olmayan 3713 sayılı Kanun'un 4. maddesinin atıf maddesi olarak gösterilmesi, Sanık hakkında verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi artırılması gerekirken artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.