İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/15407 Karar: 2025/25671 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/15407 K.2025/25671

3. Ceza Dairesi 2023/15407 E. , 2025/25671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/191 E., 2023/63 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1-TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 62, 53, 58/9, 63.maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet 2-Sanık ...'ın ............. Tavukçuluk A.Ş.'de bu

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/15407 E. , 2025/25671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/191 E., 2023/63 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1-TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 62, 53, 58/9, 63.maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet 2-Sanık ...'ın ............. Tavukçuluk A.Ş.'de bu

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/15407 E. , 2025/25671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/191 E., 2023/63 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1-TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 62, 53, 58/9, 63.maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet 2-Sanık ...'ın ............. Tavukçuluk A.Ş.'de bulunan şirket hisselerine ilişkin müsadere isteminin TCK'nın 55/1 maddesi uyarınca reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I-)Sanık ...'ın ............ Tavukçuluk A.Ş.'de bulunan şirket hisselerine ilişkin müsadere isteminin reddi kararına ilişkin o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, bu karara karşı başvurulacak kanun yolunun karar tarihi itibariyle CMK'nın 231/12. maddesine göre "itiraz" olduğu, Yargıtay CGK'nın 15.04.2014 tarihli ve 2012/6-1452 esas, 2014/195 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün parçası olan müsadere kararının da itiraz kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla; CMK'nın 264/1 inci maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair düzenleme nazara alındığında, o yer Cumhuriyet savcısının müsadere bakımından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile, itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II-)Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosya kapsamında bulunan tanıkların beyanlarına göre sanığın örgütün Polatlı ilçesindeki mütevelli heyetinde yer alıp, bu mütevelli heyetince toplanan burs, kurban, bağış, himmet adı altındaki mali kaynakların hesaplarını tutan muhasip üye olarak da görev aldığı gözetilerek; bildirdiği cep telefonu haricinde başkası adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının araştırılması için ..., hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, söz konusu operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta örgütün haberleşme aracı olan ByLock kullanıp kullanmadığının araştırılması, var ise ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi ve sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü ...'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde bozma kararı yönünden oy birliğiyle, iade kararı yönünden üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın ... .... Entegre Tavukçuluk A.Ş.'de bulunan şirket hisselerinin müsadere edilmesine ilişkin görülen davada sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle buna bağlı olan müsadere kararının da aynı kanun yoluna tabi bulunduğu ve bu nedenle dosyanın "İncelenmeksizin iadesine" ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Sanık ... hakkında önceki karar ile Silahlı Terör Örgütüne Üye olmak suçundan netice 7 yıl 6 ay hapis cezasına ve .. .... A.Ş'deki paylarının müsaderesine karar verilmiş ancak, sanığın temyiz incelemesi sırasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine ilişkin yeniden dilekçe vermesi üzerine hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yapılan yargılamada sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 221/4 ve 62.maddeleri gereğince 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal koşullarının oluşması nedeni ile CMK 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, hükmün B-11. bendinde müsadere talebinin reddine karar verilmiş, yasa yolu bildirimi bölümünde ise, müsadereye ilişkin kısmının temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiştir. O yer Cumhuriyet savcısı yasal süresi içerisinde müsadere talebinin reddine ilişkin kararı temyiz etmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı düzenlediği tebliğnamede HAGB kararları itirazı kabil kararlar olduğundan müsadere kararına yapılan temyiz talebinin asıl kararın tabi olduğu itiraz kanun yoluna tabi olacağı gerekçesi ile hükmün incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiği görüşünü bildirmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının içinde yer alan müsadere kararlarında öncelikle konusu bizatihi suç teşkil eden eşyalar ile TCK 55/1. Maddesindeki eşya veya mal varlığı değerlerini birbirinden ayırmak gereklidir. Zira konusu bizatihi suç teşkil eden eşyanın her halde müsadere edileceği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. Ancak anılan madde hükmündeki mal varlığı değerleri yönünden verilen müsadere kararının sanık hakkındaki HAGB hükümlerine dolayısıyla itiraz kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı tabi olacağı açıklığı kavuşturulması gereken bir husustur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hakkında mahkumiyete yeterli delil olup mahkumiyetine karar verilen kişiler hakkında sanığa tanınan bir hak olduğu, bunun suçluluk veya beraat anlamında olmayacağı kuşkusuz ise de; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi hükmünde "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklinde ki düzenleme göz önüne alındığında HAGB kararlarının hükmün "müsadere" ile ilgili kısımlarının sanki sanık hakkında HAGB kararı verilmemiş gibi değerlendirilerek hem kanun yolu açısından "Temyiz Kanun Yoluna" tabi olacağı, hem de kesinleştiğinde bağlı bulunduğu HAGB kararından bağımsız olarak infaz edilebileceği sonucu ortaya çıkacaktır. Aksi halin kabulü açık yasa hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi, özellikle sanığın ölümü nedeniyle düşme kararı verildiği, ya da sanığın kişisel hali nedeniyle Ceza Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmesi hallerinde de aksi kabulün müsadereye ilişkin yasa maddesinin konuluş amacına aykırı bir durum oluşturacağı açıktır. Hukuken "Güvenlik Tedbiri" niteliğindeki müsadere kararının 5271 sayılı CMK'nın 223/1. Maddesine göre "hüküm" niteliğinde olduğu bu nedenle de temyiz yeteneğinin bulunduğu konusunda da şüphe bulunmamaktadır. Yine 5271 sayılı CMK'nın 2 56... . maddelerinde Müsadere usulü düzenlenmiştir. CMK 256 - (1) maddesinde, müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılanın, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabileceği düzenlenmiş, 258. maddede ise 256. Maddeye göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve 257. Maddede belirtilen kişiler için istinaf yolunun açık olduğu düzenlenmiştir. CMK'nın 256 ve devamı maddelerine göre de olay irdelendiğinde; Cumhuriyet savcısının açtığı kamu davasında müsadere talep etmeyi unutması halinde veya talep bulunmakla birlikte mahkemenin müsadere talebi hakkında her hangi bir karar vermediği hallerde, bağlı bulunduğu sanığın HAGB alması veya başka bir şart aranmaksızın müstakilen müsadere hakkında duruşmalı yargılama yapılıp sonucunda verilen kararın istinaf veya temyiz yasa yoluna tabi olduğu yasa hükmünde açıkça belirtilmiş iken, somut olayda müsadere kararının da HAGB hükümlerine tabi olduğunu kabul etmek doğru olmayacaktır. Bu nedenlerle; İlk derece mahkemesinin hüküm fıkrasında da belirtildiği üzere müsadere kararının sanık hakkında verilen HAGB kararından bağımsız ve farklı olarak "Temyiz" kanun yoluna tabi olduğu, bu nedenle de o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin işin esasına girilerek incelenmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun "İncelenmeksizin İade" yönündeki kararına katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla