Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/16783 E. , 2025/15967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE : Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. mad
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/16783 E. , 2025/15967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE : Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, 2-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 3-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 4-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara ilişkin sanıklar müdafilerinin süresinde olmayan temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi gereğince reddine ilişkin ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanıklar ... ve ... müdafilerinin 18.06.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı süresinden sonra temyiz etmeleri üzerine, bölge adliye mahkemesince aynı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince 06.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz istemlerinin reddine karar verildiği ancak; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.2.2022 tarihli 2019/16-573 esas 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyize konu kararın ayrıca sanıklara tebliğinin gerekli olması ve dosya içeriğine göre Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli eksiklik giderme yazısı üzerine sanıklara tebliğ edilmesinden sonra temyiz dilekçeleri sunulduğu ve temyiz Kanunu yolu başvurularının süresinde yapıldığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.09.2022 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak yapılan incelenmesinde; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin yapılan incelemesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyete ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, II-) Sanık ... hakkında sanık müdafinin vekalet ücretiyle sınırlı temyiz isteminin yapılan incelemesinde; 1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/4 maddesi uyarınca, beraat kararı verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMK'nın 3031-h maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün (A) maddesinin 5. bendine "Beraat eden sanıklar" ibaresinden sonra gelmek üzere "..." ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin yapılan incelemesinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26/10/2017 tarih ve 2017/1809 esas, 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) 1-Sanık ... bakımından: Yukarıdaki açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı nazara alındığında, örgüte katılmak için Kuzey Irak'a giderken Irak güvenlik güçlerince yakalanmaktan ibaret eylemi bulunan sanığın örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleri olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Sanık ... bakımından: Tanık Koruma Kanun'un 9. maddesinde belirtildiği üzere gizli tanık beyanlarının tek başına ve diğer deliller ile doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı cihetle; sanığın üzerine atılı eylemi işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.