İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/17065 Karar: 2024/19600 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/17065 K.2024/19600

3. Ceza Dairesi 2023/17065 E. , 2024/19600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/416 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay C

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/17065 E. , 2024/19600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/416 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay C

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/17065 E. , 2024/19600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/416 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2021 tarihli ve 2021/2099 soruşturma, 2021/692 Esas sayılı iddianame tanzim edilerek Karaman Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2021/56 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğu ve henüz ifadesinin alınmamış olması nedeniyle iddianamenin iadesine karar verildiği, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2021 tarihli ve 2021/2099 soruşturma ve 2021/692 Esas sayılı yazısı ile iddianamenin 15 günlük yasal süre geçtikten sonra iade edildiği ve hakkında kaçaklık kararı bulunan şüpheli hakkında iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesinin talep edildiği, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli, 2021/56 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, merci Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/416 değişik iş sayılı kararıyla, Karaman Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu değerlendirmesi ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılması talebinin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının 11.09.2023 tarihli ve 94660652-105-70-12194-2023-KYB sayılı evrakı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve 2023/98784 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve 2023/98784 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "FETÖ/PDY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/02/2021 tarihli ve 2021/2099 soruşturma, 2021/692 esas, 2021/59 sayılı iddianamenin şüphelinin savunmasının alınmaması gerekçesiyle iadesine dair Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli ve 2021/56 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2021 tarihli ve 2021/416 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/15416 esas, 2016/16813 sayılı ilamında, "... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Aynı yasa maddesinin 3. fıkrasında ise iddianamede gösterilmesi ve bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmasında belirtilen madde açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı değerlendirildiğinde, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşma ile önödeme hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında müşteki beyanlarını doğrular nitelikte iki tanığın ifadesine yer verildiği, bu kanıtların kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu tartışmasızdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki bu deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği de taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından da bir zorunluluk bulunmamaktadır. Sonuç olarak, şüphelinin ifadesinin alınmaması sebebiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, bu hususun ikmali amacıyla yapıldığı anlaşılan iddianamenin iadesi ve bu karara yapılan itiraz üzerine verilen kabul kararı yerinde görülmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir..." şeklinde açıklandığı üzere, Somut olayda, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle, şüphelinin ifadesinin alınması ve tutuklanması amacıyla Karaman Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/03/2018 tarihli ve 2018/734 değişik iş sayılı kararıyla şüpheli hakkında yakalama emri düzenlendiği ancak şüphelinin aradan geçen süre zarfında yakalanamaması sebebiyle iddianamenin düzenlendiği anlaşılmakla, Bilindiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, şüphelinin bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin tutanak içeri, Masak raporu, teşhis tutanağı ve tanık ifadelerinden hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe olduğu anlaşılmakla, şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesine rağmen şüphelinin bulunamadığı ve iddianamenin iadesi sebepleri arasında sanığın savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Şüpheli ...'nın 30.06.1972 doğumlu olduğu, Nijerya'da faaliyet gösteren örgütle iltisaklı Ufuk Diyaloğ Vakfı başkanı olarak faaliyet yürüttüğü, şüpheli hakkında 17.11.2017 tarihinde CMK'nın 98. maddesine göre yakalama emri düzenlendiği, yine şüpheli hakkında Karaman Sulh Ceza Hakimliği'nin 23.03.2018 tarihli ve 2018/73 Değişik iş sayılı kararı ile CMK'nın 248/5 inci maddesine göre yokluğunda tutuklama kararı verildiği, bu kez şüpheli hakkında 23.03.2018 tarihinde CMK'nın 248/5 inci maddesine göre yakalama emri düzenlendiği anlaşılmıştır. 2.Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2018 tarihli Nijerya yetkili adli makamlarına hitaben düzenlenmiş talepname yazısı ile şüphelinin UYAP sisteminde Abuja/Nijerya Federal Cumhuriyeti olarak gözüken adresinden temini ile ülkemize iadesinin talep edildiği tespit edilmiş, ancak kanun yararına bozma talebinin incelenme tarihi itibariyle henüz bir sonuç alınamamıştır. 3.Londra Başkonsolosluğunun 27.12.2018 tarihli ve 22784888 sayılı yazısıyla şüphelinin, çocuklarının pasaport başvurusu için konsolosluğa müracaat ederek ikamet adresi olarak "7 Trebovır Road Kensington And Chelsea, Sws5 9ls, London, Birleşik Krallık" adresini beyan ettiklerinin bildirilmesi üzerine, bu kez Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2021 tarihli İngiltere yetkili adli makamlarına hitaben düzenlenmiş talepname yazısı ile şüphelinin beyan ettiği "7 Trebovır Road Kensington And Chelsea, Sws5 9ls, London, Birleşik Krallık" adresinden temini ile ülkemize iadesinin talep edildiği tespit edilmiş, ancak kanun yararına bozma talebinin incelenme tarihi itibariyle henüz bir sonuç alınamamıştır. 4.Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2021 tarihli ve 2021/2099 soruşturma, 2021/692 Esas sayılı iddianamesinde özetle; şüphelinin örgütsel amaçla Bylock programını kullandığı, örgütle iltisaklı Ufuk Diyalog Vakfı Başkanı sıfatıyla 20.07.2016 tarihinde Nijerya Ülkesinde yayın yapan ... isimli gazeteye 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bir ilgisinin olmadığını iddia eden ve Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanını hedef alan tam sayfa ilan verdiği, 2006-2009 yıllarında örgütün Azerbaycan'da bulunan ... Özel Türk Lisesinde muhasebeden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığı belirtilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla şüpheli hakkında iddianame tanzim edilerek Karaman Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 5.Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2021/56 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla; şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğu ve henüz ifadesinin alınmamış olduğu, yakalanamayan örgüt mensubu şüpheliler hakkında kamu davası açılmış olması durumunda davanın sonuçlandırılma imkanı bulunmadığından soruşturma evrakının Cumhuriyet Başsavcılığında değil mahkemede beklemiş olacağı ve "yargılamanın makul sürede bitirilmesi" ilkesinin ihlal edilebileceği, ayrıca dava zamanaşımının gerçekleşmesi tehlikesinin ortaya çıkacağı nedenleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 6.Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2021 tarihli ve 2021/2099 soruşturma ve 2021/692 Esas sayılı yazısıyla; iddianamenin 15 günlük yasal süre geçtikten sonra iade edildiği ve hakkında kaçaklık kararı bulunan şüpheli hakkında iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiştir. 7.Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli, 2021/56 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosya incelenmek üzere itiraz merci olan Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 8.Merci Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/416 değişik iş sayılı kararıyla; Karaman Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu değerlendirmesi ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılması talebinin "kesin" olarak reddine karar verilmiştir. 9.Adalet Bakanlığının 11.09.2023 tarihli ve 94660652-105-70-12194-2023-Kyb sayılı evrakı ile Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/416 değişik iş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili 5271 sayılı CMK'da yer alan yasal düzenlemeler şöyledir: Kamu davasını açma görevi Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. (3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede; a) Şüphelinin kimliği, b) Müdafii, c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi, e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği, f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği, g) Şikâyetin yapıldığı tarih, h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, j) Suçun delilleri, k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir. (4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez. (5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür. (6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir. İddianamenin iadesi Madde 174 – (Değişik: 25/5/2005 - 5353/27 md.) (1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. CMK’nın 160/1 maddesinde yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli Özbek, ... M. Kanbur, Koray ..., Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, Ankara, 2011, sayfa 186 ve devamı). Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. "Yeterli şüphe", şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir. Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasanın 38, 5271 sayılı CMK'nın 206/2 maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği CMK'nın 172/1 maddesinin doğal sonucudur. Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK’nın 170 ve 174. maddelerinde yer verilmemiştir. Ancak bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır. Kural olarak mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır. Bir taraftan suç işlenmeye devam ederken iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle bu suçun dava zamanaşımına uğrama tehlikesi ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suçtan dolayı aynı sanık hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecektir. Bu nedenle kamu davası açılması için yeterli delil bulunan hallerde savunma alınmaksızın dava açılmasına engel hal yok ise de, mütemadi suçlardan olan örgüt üyeliği suçunda yakalamanın gerçekleşmediği durumda dava açılması bir yarar sağlamayacaktır. Ayrıca eksik soruşturma nedeniyle yeterince delil toplamadan açılan davalar beraatle sonuçlanabilecektir. Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlarda yeni delil ortaya çıkması halinde dava açma olanağı var ise de kesin hüküm halinde CMK 314. maddedeki sınırlı nedenlere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi mümkün olup, bu durum maddi gerçeğe ulaşmaya da engel oluşturacaktır. Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle "yargılamanın makul sürede tamamlanması" ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, somut olayda; Şüpheli ... hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, yurt içinde kayıtlı adresinin tespit edilemediği gerekçesi ile önce CMK'nın 98. Maddesine göre yakalama emri düzenlediği, daha sonra şüphelinin kaçak konumunda bulunduğu değerlendirilerek CMK'nın 248/5. maddesine göre yokluğunda tutuklama kararı verildiği ve hakkında yeniden yakalama emri düzenlendiği ancak bu aşamaya kadar yakalanamadığı, yine şüphelinin tespit edilen yurtdışı adreslerinden temini ile ülkemize iadesinin sağlanması için Nijerya ve İngiltere adli makamlarından iadesinin talep edildiği ancak bu aşamaya kadar henüz iadesinin de gerçekleşmediği; dosya kapsamında yer alan delillerden şüphelinin Bylock programını kullandığının, yurtdışında bulunan örgütle iltisaklı kurum ve kuruluşlarda yönetici pozisyonunda görev alarak faaliyetlerde bulunduğunun anlaşıldığı, mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı, yine somut olayda suçun sübutu ve vasfının tayini bakımından şüphelinin savunmasının alınmasının önem arz ettiği bir halden bahsedilmesini gerektirecek bir hususunda da dosya kapsamında tespit edilmediği, Dairemizin 01.06.2022 tarihli 2022/1390 Esas ve 2022/3200 Karar sayılı emsal kararının da aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından, yakalama emirleri çıkartılması ve iade talepnameleri düzenlenmesinin üzerinden somut olayın özelliğine göre makul süre geçmesine rağmen şüphelinin yakalanamaması ve dosyadaki delil durumu gözönüne alınarak, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/416 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12. 2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla