Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/17083 E. , 2025/2342 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1281 E. - 2022/2204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Ağır ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/138 E. - 2018/210 K. ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/17083 E. , 2025/2342 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1281 E. - 2022/2204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Ağır ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/138 E. - 2018/210 K. ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 27.07.2016, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 28.07.2016, Sanıklar ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 19.08.2016, Sanık ... yönünden 03.11.2016, Sanık ... yönünden 18.08.2016, Sanık ... yönünden 31.08.2016, Sanık ... yönünden 31.07.2016, Sanık ... yönünden 02.08.2016. HÜKÜMLER : 1-Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca hükmedilen beraat kararı; 2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, TMK 5/1 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararları. TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve sanıklar müdafileri ile katılan ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bozma üzerine verilen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarih ve 2022/1281 Esas, 2022/2204 sayılı Kararının sanıklar ... ve ... müdafilerine tebliğ edilmesine rağmen sanıklara bizzat tebliğ edilmediği, sanık ... tarafından 27.10.2023 tarihinde öğrenme üzerine ek temyiz dilekçesi sunulduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas 2022/119 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesi kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanıklara Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği ve sunulan temyiz dilekçesinde önceki savunma dilekçelerine atıf yapıldığı ve bu haliyle temyiz sebeplerinin içerdiği de göz önüne alınmakla, sanık ...'ün temyiz başvurusunun süreden sonra yapıldığı ve sanık ...'ın temyiz gerekçesinin bulunmadığı değerlendirmesiyle temyiz taleplerinin reddi yönünde görüş bildiren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanık ... ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmiştir. Katılan ... vekilinin, sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıkların üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma ve hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Katılan ... vekilinin, sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan hükmedilen beraat kararına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...'ın örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirdiği mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği kabul edilmiş; sanık ... yönünden ise dosya kapsamı ve mevcut delil durumu nazara alındığında detaylı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları içerikleri, tanık anlatımlar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in örgütün emniyet veya askeri mahrem yapılanmasında yer aldıkları; sanık ...'in örgütün İznik ilçe imamı ve mütevelli heyet başkanı olarak görev yaptığı; sanık ...'nun esnaf sorumluluğu ile beraber bölge yapılanmasında talebe hizmetlerinde görev aldığı; sanıklar ... ve ...'ın esnaf mütevellisi sohbet hocası olarak görev yaptıkları anlaşılmakla; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak oy birliği ile temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; A-Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... yönünden; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi; B- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ... ve ... yönünden; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; 1)Sanıkların örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirdikleri mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemiş olması; 2)Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi; C-Sanıklar ..., ... ve ... yönünden; 1)ByLock kullanıcısı olduklarını kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının getirtilerek duruşmada okunması, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2)Sanık ... hakkında beyanda bulunan ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ... ile, sanık ... hakkında beyanda bulunan ... ... ile temyiz aşamasında dosyaya ifade tutanağı gönderilen Şükrü Küçük'ün beyanlarının suçun sübutu ve cezaların kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında adı geçen ifade sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3)Sanık ... hakkında soruşturma aşamasında detaylı bilgi veren ancak kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenirken sanık hakkında beyanda bulunmayan ve hazırlık beyanı ile oluşan çelişki giderilmeyen tanık ...'in 5271 sayılı Kanun'un 180 inci ve devamı maddelerinde belirlenen usule riayet edilmek suretiyle yeniden etraflıca beyanının alınarak sanığın eylem ve faaliyetlerinin tespitine çalışılması, hazırlık aşamasında alınan beyanı ile çelişki oluşması halinde çelişkinin giderilmesinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemiş olması; 4)Kabul ve uygulamaya göre de; a-Sanık ...'ın örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirdikleri mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemiş olması; b-Sanıklar ... ve ... hakkında, Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi; D-Sanıklar ... ve ... yönünden; 1)Sanık ... hakkında soruşturma aşamasında detaylı bilgi veren ancak kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenirken sanık hakkında beyanda bulunmayan ve hazırlık beyanı ile oluşan çelişki giderilmeyen tanık ...'in 5271 sayılı Kanun'un 180 inci ve devamı maddelerinde belirlenen usule riayet edilmek suretiyle yeniden etraflıca beyanının alınarak sanığın eylem ve faaliyetlerinin tespitine çalışılması, hazırlık aşamasında alınan beyanı ile çelişki oluşması halinde çelişkinin giderilmesinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemiş olması; 2)Sanık ... hakkında beyanda bulunan ... ..., ..., ... ..., ... ... ve ... ile sanık ... hakkında beyanda bulunan ... ... ve ...'nin beyanlarının suçun sübutu ve cezaların kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında adı geçen ifade sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3)Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi; E-Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden; 1)Sanık ... hakkında, örgütün Bursa mahrem yapılanmasının ortaya çıkartılmasına yönelik anlatımlarda bulunan ... ...'ın beyanlarının içeriği nazara alınarak maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkartılabilmesi için, sanık ... hakkında beyanda bulunan ... ... ve ... ile Sanık ... hakkında beyanda bulunan ... ...'nun beyanlarının suçun sübutu ve cezaların kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında adı geçen ifade sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 2)Sanık ... hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde beyanları hükme esas alınan ifade sahibi ...'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3)Sanık ... hakkında, ... isimli şahıs tarafından ByLock üzerinden gönderilen emailde örgüte ait şirketlerin mallarının devredilmesi hakkında sanığın da isminin geçtiği konuşmalar bulunduğu; sanık ... hakkında ise Mehmet Bayın isimli şahıs tarafından kullanılan Bylock üzerinden gönderilen emailde sanığın da isminin geçtiği konuşmalar bulunduğu; nazara alınarak ... ve Mehmet Bayın isimli şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi ve tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4)Sanık ... hakkında, gizli tanık ...'ın beyanlarında sanığın Gürsu ilçesinin esnaf sorumlusu olduğunun belirtilmiş olması karşısında; sanığın sorumluluğunda bulunan esnaf grubunun ilgili kuruluşlar vasıtasıyla araştırılarak tespit edilmeleri halinde haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise ifadelerinin onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek tanık olarak dinlenilmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5)Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık ... örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirdiği mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemiş olması; F-Sanık ... yönünden; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; 1)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın 11.11.2019 tarihinde, sanık müdafinin ise 15.11.2019 tarihinde istinaf aşamasında etkin pişmanlık kapsamında sanığın örgütle irtibatına dair bir kısım anlatımlarda bulunmuş olmaları nazara alındığında, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak, diğer sanıklar ile aralarında menfaat çatışması oluşmasına sebebiyet verecek bir anlatımının bulunması halinde gerekirse barodan bir müdafi atanması sağlanarak tekrar beyanının alınması ve verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; 2)Kabul ve uygulamaya göre de ; a)Sanığın örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirdiği mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemiş olması; b)Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi; Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oybirliği ile BOZULMASINA, Sanık ...'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, yasadışı yollardan yurtdışına kaçarken yakalanmış olması nedeniyle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı gözetilerek tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.