Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/17637 E. , 2024/19345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/216 E., 2023/459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/205 E., 2023/31 K. SUÇ : Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/17637 E. , 2024/19345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/216 E., 2023/459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/205 E., 2023/31 K. SUÇ : Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, kamu malına zarar verme HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet - TCK'nın 174/1-2, 52/2-4, 58/9, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet - TCK'nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-5/1, TCK'nın 58/9, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 2- Sanık ... (... ) hakkında; - TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 3-Sanık ..., ..., ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7-2. cümle, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A.Sanık ... (... ) hakkında devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, B.1.Sanık ... hakkında devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, kamu malına zarar verme suçları yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, "fiilden sonraki ve kovuşturma aşamasındaki menfi tutum ve davranışları, eylemleri nedeniyle pişmanlık gösteren hallerinin bulunmaması ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri ve tüm dosya kapsamı" şeklinde olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyaşmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2.Sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1.Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ... ve ...'i Suriye ülkesinden Türkiye'ye göndererek eylem emri veren PKK/YPG silahlı terör örgütü mensubu ... kod adlı kişinin yönlendirmesi ile Antalya ilinde ... aracılığıyla sanıklar ..., ... ve ... ile tanışan ... ve ... kalacak yer ve gıda temin etmek dışındaki eylemleri nedeniyle örgüt birden fazla kez örgütten gelen parayı ... ve ... teslim etmeleri, ...'in birden fazla kez ... ise bir kez olay mahalline keşif amacıyla gitmeleri, ... ve ... kaldığı eve giden ... ve ...'in açıkta ... bomba düzeneğini birden fazla kez görmeleri ve bomba yapımı için ... malzeme temin etmesi, ..., ... ve ... eylemden sonra kaçışını kolaylaştırmak için bilet ve taksi temin etmesi, ...'in eylem yönünde çekincesi olunca ... durumu Suriye'de bulunan ...'e aktarması ve sonrasında eylem hakkında Fatma ve ...'in konuşmaları, ...'in üzerinde ... ait telefon numarasının yazılı olduğu kağıdın bulunması, ...'in ... ile ilk tanıştıklarında hat temin etmesi, Anas'ın kendisi gelmeden önce ... ve ... hazırlık yaptığını söylemesi, ...'in yanında YPG mensubu iki kişiyle birlikte bombalı eylem konusunda ...'i ikna etmeye çalışması, ...'in, sanıklardan üçünün de PKK/YPG'nin Suriye'deki örgüt mensupları ile irtibatlı olduğuna dair beyanları dikkate alınarak sanıkların süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemleri karşısında PKK/YPG silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, "fiilden sonraki ve kovuşturma aşamasındaki menfi tutum ve davranışları, eylemleri nedeniyle pişmanlık gösteren hallerinin bulunmaması ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri ve tüm dosya kapsamı" şeklinde olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyaşmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonunda ceza miktarı yönünden sanıklar ..., ..., ...'ın kazanılmış hakkının 5271 sayılı CMK’nın 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.