İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/19604 Karar: 2026/10661 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/19604 K.2026/10661

3. Ceza Dairesi 2023/19604 E. , 2026/10661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/49 E., 2021/334 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. m

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/19604 E. , 2026/10661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/49 E., 2021/334 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. m

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/19604 E. , 2026/10661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/49 E., 2021/334 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Bu açıklamalar ışığında oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, somut olay değerlendirildiğinde; dosyada dinlenen tanık beyanlarına göre, örgütün operasyonel eylemlerinden sonra hakkında aleyhe tanık beyanı bulunmayan ve emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporunda 2015 Mart Alan kısmında "..." (FETÖ içerisinde olup, zaafları olan) şeklinde kodlanan, 2015 Mart Alan dışı kısmında "YOK" (Hakkında bilgi olmayan kişi olan) şeklinde kodlanan sanık hakkında, örgütün operasyonel eylemlerinden sonra örgüt içinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerinin olup olmadığının her türlü şüpheden uzak tespiti bakımından; emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda zümre başkanı ve öğretmeni olarak belirtilen açık kimlik bilgilerinin tespit edilen kişiler hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı nedeniyle soruşturma yahut kovuşturma dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu kişilerin mümkün olduğu takdirde tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla ifadelerine başvurulması, 2. UYAP güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanığın örgütsel konumuna ve faaliyetlerine ilişin beyan olup olmadığı araştırılarak, tespiti halinde beyan sahiplerinin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucunda delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde üyeler ... ve ...'ın karşı oylarıyla oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ün atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyoruz. Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık anlatımlarına göre, sanığa yüklenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir. Polis memuru olan sanık hakkında beyanlarda bulunan tanık ... .nin Cumhuriyet Başsavcılığında ve kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda verdiği ifadelerinde özetle " ... 2010 yılından itibaren kendisi de polis memuru olan ...'ün kaldığı evde, polis memurlarından oluşan bir grupla, yaklaşık on günde bir yapılan sohbet adı verilen toplantılara katıldığını, toplantılarda sanıkla aynı evde kalan polis memurları ... ., ... . ve ... isimli polis memurlarının da yer aldığını, bu evin örgüt evi olduğunu, toplantılarda gizliliğe büyük önem verildiğini, örgüt liderinin videolarının izlendiğini, himmet, kurs, burs vb adı altında her ay düzenli olarak para toplandığını, kendisinin her ay düzenli olarak para verdiğini, 2012 yılında sanık dışındaki kişilerin evlenmesi nedeniyle yeni bir grup oluşturulduğunu ve sanığın ... . ile grup yapıldığını, sohbet adı verilen toplantılara bu isimlerle devam ettiğini, 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra kendisinin tayininin çıkması nedeniyle sanıkla örgütsel anlamda irtibatının kalmadığını ...", ... .nun soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında talimat mahkemesinde verdiği ifadelerinde özetle ''... 2014 yılında Diyarbakır ilinde çalıştığı dönemde sanığın kendisini sohbet adı verilen toplantılara davet ettiğini ...'' beyan ettiği, Kovuşturma aşamasında dosyaya gelen veri inceleme raporu ve temyiz aşamasında dosyaya gelen veri analiz raporlarında, örgüt tarafından sanık hakkında yapılan fişlemelerde, sanığın 2015 yılına kadar düzenli olmamakla birlikte sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, yine düzenli olmamakla birlikte kurs, burs, himmet, aidat vb adlarla örgüte parasal ödemede bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. Tanık beyanlarında geçen sohbet adı verilen örgütsel toplantıların amacı, niteliği ve zamanı (2014 ve sonrasında devletin tüm kurumları sanığın içerisinde yer aldığı yapının suç işlemek amacıyla bir araya gelen insanlardan oluşan bir birliktelik olduğunu kabul etmiş, bu yapıya ait legal görünümlü okullar, hastaneler, gazeteler, televizyon kuruluşları ve şirketler, mahkemeler ya da doğrudan devlet tarafından kapatılmış ya da yönetimlerine kayyum atanmış, bir çok örgüt üyesi tutuklanmış, haklarında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açılmıştır.) itibarı ile FETÖ/PDY üyeleri arasındaki aidiyeti güçlendiren, örgüt liderinin videolarının izletildiği, kitaplarının okutulduğu, örgüt üyesi olmayanları katılamadığı bu itibarla dışarıya kapalı olan, toplantılar olduğu; somut olayda bu toplantıların düzenlendiği tarih itibarı ile sanığın örgütün nihai amacını bilemeyecek olmasının mümkün olmadığı, örgüt tarafından düzenlenen toplantılara VİR ve VAR raporlarından da anlaşılacağı üzere 2016 yılına kadar katılan sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf mahkemesi kararının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında verilen hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun eksik araştırma nedeniyle bozma yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla