Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/19761 E. , 2026/9477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/383 E., 2022/786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/27 E., 2020/409 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 6
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/19761 E. , 2026/9477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/383 E., 2022/786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/27 E., 2020/409 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık silahlı terör örgütüne üye olmaktan mahkum edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Asker şahıs olan sanığın örgüt talimatıyla sabit/ankesörlü hatlardan mahrem imam tarafından aranması isnadına ilişkin araştırmanın eksik yürütüldüğü tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: Asker şahsın sabit/ankesörlü hatlardan mahrem imam tarafından aranması, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilip mahkemenin tam vicdani kanaate ulaşması halinde örgütle bağlantıyı gösteren delil olur. Bu kapsamda ATAÇ programı üzerinden sorgulama ile ardışık ve tekil arama kayıtları getirtilmeli, HTS kayıtları üzerinde arama sayısı, ardışıklık/periyodiklik, saat, süre, aynı kuvvet ve rütbe ölçütlerini içeren bilirkişi analiz raporu düzenlettirilmeli, ardışık arananlar CMK 180/1-2-5 veya 181/1 usulüyle tanık olarak dinlenmelidir.
Uygulama Sonucu: Bozma (CMK 302/2). Ankesör/sabit hat isnadına ilişkin ATAÇ sorgulaması ve HTS bilirkişi analiz raporu alınmadan hüküm kurulması nedeniyle eksik araştırmadan bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Asker sanıklar yönünden ankesör isnadının mahkumiyete esas alınabilmesi için ardışıklık ve aynı rütbe/kuvvet gibi teknik kriterlerin bilirkişi raporuyla kesin biçimde tespiti zorunludur; savunma bu analizlerin yapılmadığı dosyalarda eksik araştırma ve delil yetersizliğini öne çıkarmalıdır.