Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/21478 E. , 2025/18777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2022/34 E., 2022/369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/160 E., 2022/28 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/21478 E. , 2025/18777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2022/34 E., 2022/369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/160 E., 2022/28 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, (Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1-)Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 2-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenemesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.