İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/22432 Karar: 2024/14264 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/22432 K.2024/14264

3. Ceza Dairesi 2023/22432 E. , 2024/14264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/168, 2023/36 SUÇLAR :-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden), -Silahlı terör örgütüne üye olma (sanık ... yönünden), -Nitelikli kasten öldürme (sanı

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/22432 E. , 2024/14264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/168, 2023/36 SUÇLAR :-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden), -Silahlı terör örgütüne üye olma (sanık ... yönünden), -Nitelikli kasten öldürme (sanı

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/22432 E. , 2024/14264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/168, 2023/36 SUÇLAR :-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden), -Silahlı terör örgütüne üye olma (sanık ... yönünden), -Nitelikli kasten öldürme (sanık ... yönünden) HÜKÜMLER : 1-Bozma ilamına direnilerek sanık ... hakkında mahkumiyet, sanık ... hakkında beraat, 2-Bozma ilamına uyularak diğer sanıklar hakkında mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Dairemizin 23.05.2022 tarihli, 2022/6262 Esas ve 2022/3771 sayılı kısmen bozma Kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: A)... vekilinin tüm suçlarla ilgili temyiz talepleri yönünden: Belirtilen suçların niteliği itibarıyla katılanın doğrudan zarar görmesi nedeniyle davaya katılmasına yasal imkan bulunmadığından temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1 inci maddesi uyarınca tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B)Diğer temyiz talepleri ve incelemeye konu kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin ise İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Dairemizin 23.05.2022 tarihli, 2022/6262 Esas ve 2022/3771 sayılı Kararı ile yukarıda belirtilen sanıklar ve ilgili suçlar yönünden bozma kararı verilmiştir. 2.Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli 2022/168 Esas ve 2023/36 sayılı Kararı ile sanık ... ve ... hakkında bozma kararına direnilerek sanık ... "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan mahkûmiyet, sanık ... hakkında "nitelikli kasten öldürme" suçundan beraat kararları ile diğer sanıklar hakkında bozma kararına uyularak "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etmeye Yardım" suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.06.2023 tarihli onama ve bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-Katılan ... Bakanlığının temyiz sebepleri özetle: 1-Sanıkların müsnet tüm suçlardan teşdiden cezalandırılması gerektiğine, B-Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle: 2- Sanık ...'ın nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, C-Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle: 3-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'nun TCK'nın 37 inci madde yollamasıyla TCK'nın 309 uncu madde uyarınca cezalandırılmaları aksi halde TCK'nın 39 uncu madde indiriminin asgari oranda uygulanması, sanık ...'ın TCK'nın 309 ve 39/2-c madde uyarınca, sanık ...'ın 82/1 g, h maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine, D-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle: 4-Suçların unsurlarının bulunmadığına, 5-Hata hükümleri uygulanması gerektiğine, 6-Delillerin yetersiz olduğuna, 7-Sanık lehine sair hükümlerin uygulanması gerektiğine, 8-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık ... ve ... hakkında bozma ilamına direnilerek sanık ... hakkında "nitelikli kasten öldürme" suçundan üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca atılı suçtan beraat, sanık ... hakkında eylemlerinin "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet ve diğer sanıklar hakkında bozma kararına uyularak eylemlerinin "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etmeye Yardım" suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE 1-Sanık ... ve sanık ... hakkında direnme kararları yönünden: Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamından; A-Sanık ... yönünden, "nitelikli kasten öldürme" suçundan verilen beraat kararının bozulması üzerine her ne kadar bozma kararına karşı direnme kararı verilmişse de; "Sanık ... ile birlikte tuğgeneral ... ...'nin karşılanması sırasında albay ... ile ..., ..., ..., ...'ın yer aldığı, ... ve mahkememiz sanığı ...'nun karşılama esnasında askeri hucum yeleği ve uzun namlulu silahları ile hazır bulunduklarının belirtildiği, Mahkememizin 2016/25 esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama neticesinde mevcut delillere göre; ..., ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı Şehit ...'e yönelik Nitelikli Kasten Öldürme Suçu yönünden Sanıkların, Şehit ...'e yönelik Nitelikli Kasten Öldürme suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılmaları için mahkememize kamu davası açılmış ise de; toplanan delillerden sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine dair karar verildiği, Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen bahse konu beraat kararlarının istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği dosya kapsamına göre anlaşılmış olup; olay sırasında silahlı ve askeri hucum yeleği bulunan sanıklar ... ve ... ile ... ...'nin silahla ateşi edilmesi sonrasında adı geçeni korumak için üzerine kapanan kendisini siper edilen ve sanık ... ile aynı rütbede ve Şube Müdürlüğü mevkinde görev yapan, karşılama ekibinde bulunan Albay ... hakkında beraat kararları verilip Yargıtay 3. Ceza Dairesi temyiz incelemesinde bu kararın onaylanması ile birlikte sanık ...'ın karşılama sırasında silahsız olması, elindeki evraklar ile ilgili ... ...'ye yürürken izahat yapması ve ...'in koruma timi içerisine girdiğine ya da ateş ettiğine şahit olmaması, ateş edilmesi üzerine kendini koruma altına alması da gözetildiğinde, olay yerinde bulunan asker şahısların anlatımları, Binbaşı ... ... ve Mihrali Atmaca ile diğer sanıkların savunmaları ile aynı suçtan (kasten öldürme) yargılanıp haklarında verilen beraat kararları kesinleşen ..., ..., ... ve ...'in anlatımları ile güvenlik kamera kayıtları ve dosyada mevcut diğer delillere göre; nöbetçi astsubay ...'in şehit edilmesi olayında gerek planlama, gerekse olay sırasında ve sonraki süreçte herhangi bir talimat, emir ve yönlendirmede bulunduğuna dair delil elde edilemediği gibi mahkememizin 2016/12 esas sayılı dava dosyasında verilen mahkumiyet kararları içeriği ve dayandığı gerekçeye göre sanık ...'ın sözü edilen olaya iştirak ettiğine, doğrudan fail olarak sorumlu tutulmasını gerektirir ölçüde mahkumiyete yeter delil bulunmadığı dosya kapsamına göre anlaşılmakla; Sanık ... hakkında mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; ...'i şehit eden binbaşı ... ...'e bağlı tim personelinin Diyarbakır'dan ... ... ile birlikte gelmesi ve sanığın kendilerine herhangi bir emir ve talimat vermemesi, olay sonrasında karargah binasında kalıp ...'in hiç yanına gitmemesi de dikkate alınarak sanık ...'ın, daha önceden bu olayın planladığına, bu plandan veya karardan haberdar olduğuna, yine mahkememizin 2016/12 Esas sayılı dava dosyasında ...'e yönelik kasten öldürme suçundan yargılanan sanıklar Mihrali Atmaca, ... ... ve diğerlerinin eylemlerine iştirak ettiğine dair mahkumiyete yeterli somut ve kesin dosya kapsamında bir delil bulunmadığından dolayı, sanığın üzerine atılı Kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar verilmiş olup; Mahkememizin 2016/25 Esas sayılı dava dosyasındaki gerekçe içeriği ile mevcut delillere göre; bahsi geçen kararın yerinde ve hukuka uygun olduğu mahkemece kabul edilmiş ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma ilamına direnilmesine dair mahkemece oy birliği ile karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verildiği, B-Sanık ... yönünden, "terör örgütüne üyelik" suçundan verilen mahkumiyet kararının eylemlerinin "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım" suçunu oluşturduğundan bahisle bozulması üzerine her ne kadar bozma kararına karşı direnme kararı verilmişse de; " Sanık ... hakkında Anayasayı ihlal (TCK 309), yasama organına karşı suç (TCK 311), hükümete karşı suç (TCK 312) ve silahlı terör örgütüne üye olma (TCK 314/2 madde) suçlarından kamu davası açılmış ve Yargıtay 3.Ceza Dairesinin bozma ilamında sanığın işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna (TCK madde 309/1) yardım etmek kapsamında cezalandırılması gerektiği belirtilmiş ise de, Olay tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığında bulunan ve anayasal düzeni ihlal ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarında yargılanan sanıkların savunmaları, mahkememizin 2016/12 esas sayılı dava dosyası içeriği ile tanık sıfatıyla beyanları alınan askeri personelin anlatımları ile olay gecesine ilişkin güvenlik kamera kayıtları, sanıklara ait telefon HTS ve baz bilgileri, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarının içeriği ile birlikte dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Sanık ...'ın olay tarihinde muhabere nöbetçi astsubayı olarak özel kuvvetler komutanlığı bünyesinde görev yaptığı, sanık ... gibi tel örgülerden atlayarak Özel Kuvvetler içeriye ve karargah binasına girmediği, bahse konu nöbet çizelgesi ve görevlendirmesinin 2016 yılı Haziran ayında kendi insiyâtifi dışında üst amirleri birlik komutanları tarafından yapıldığı, sanığın olay gecesi bahse konu "Harekat Yıldırım" koduyla gönderilen "Hazırlık intikali ve birlik intikali" ve "Atama" konulu mesajların alt birimlere çekilmesi olayına katılmadığını gibi bu eylemi gerçekleştiren kişilerin tespit edildiğini, üst amiri ve Özel Kuvvetler Komutanlığı Muhabere Şube Müdürü olan albay ...'ı söz konusu olaylar ile ilgili bilgilendirmesinin yasal görevi olduğunun değerlendirildiği, yine 15 Temmuz ve 16 Temmuz 2016 tarihlerinde özel kuvvetler komutanlığı içerisindeki darbe girişimi faaliyetlerini organize eden mahkememiz sanığı ... veya ... ... ve ... ... ile bir irtibatının ya da görüşmesinin olmadığı gibi anayasal düzeni ihlal suçuna iştirak ettiğini gösterir bir eylemi veya faaliyetinin de tespit edilemediği anlaşıldığın dolayı sanık hakkında düzenlenen iddianameye konu eylemlerin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK 314/2 madde kapsamında belirtilen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu ve dosyadaki mevcut delil durumu ile Mahkememizin 08.04.2019 tarih ve 2016/25 Esas, 2019/101 Karar sayılı ilamının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle; 5271 sayılı CMK 307/4 maddesi hükümleri uyarınca, Yargıtay 3. Ceza dairesinin 23.05.2022 tarih, 2021/6262 esas 2022/3771 Karar sayılı ilamıyla sanık ... hakkında verilen bozma ilamına uyulmayarak ilk kararımızda direnilmesine dair karar verilmiş olup," şeklinde önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verildiği hususları göz önüne alındığında; Dairemizin denetiminden geçmemiş olan yeni hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi Dairemiz tarafından yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte dosya kapsamına göre sanık ... yönünden, nöbetçi muhabere astsubayı ...'in sanığı iki kez arayarak mesaj yoğunluğu ve sanığın bu birimde tecrübesi olması nedeniyle yardıma çağırdığı, sanığında işlemlere yardım ettiği anlaşılmakta ise de bu birimde nöbetçi ve yetkili olmaları nedeniyle alt birimlere mesaj gönderme işlemlerini yapan ... ve ...'ın dosyada sadece tanık sıfatlarının bulunduğu; Ayrıca ...'ın, emrindeki askerleri en güvenli yere alması olaylara karışmasını engellemesi şeklindeki talimatı üzerine, askerleri güvenli bir yerde tutmuş ise de; aynı tür eylemleri nedeniyle ani müdahele mangasındaki erlerin başında bekleyen onların olaylara karışmasını engelleyen ... ..., ..., ... müsnet suçtan beraatlerine karar verildiği, karaların kesinleştiği hususlarının da sanık lehine olduğu resen değerlendirilmekle, Sanık ... yönünden yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanık Ümik Bak yönünden sanığın üzerlerine atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı vermeye yeterli, kesin kanaat verici ve inandırıcı deliller bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla: Katılanlar ... ve ... vekili, İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden: Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanık Ümik Bak yönünden sanığın üzerlerine atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı vermeye yeterli, kesin kanaat verici ve inandırıcı deliller bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla: İlk derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ..., ... müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3-Sanık ... yönünden, sanık ve müdafii ile BAM Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının esastan reddine, Ancak; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, bozma öncesinde de hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına karar verilen dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışıda tespit edilemeyen sanık hakkında yalnızca yazılı şekilde yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden: Gerekçe bölümünün 1 ve 2 inci bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli 2022/168 Esas ve 2023/36 sayılı Kararında Katılanlar ... ve ... vekili, İlk derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden: Gerekçe bölümünün 3 üncü bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli 2022/168 Esas ve 2023/36 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 04 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla