İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/22916 Karar: 2026/9538 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/22916 K.2026/9538

3. Ceza Dairesi 2023/22916 E. , 2026/9538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/534 E., 2022/996 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/478 E., 2021/90 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1, 58/9 ve

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/22916 E. , 2026/9538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/534 E., 2022/996 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/478 E., 2021/90 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1, 58/9 ve

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/22916 E. , 2026/9538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/534 E., 2022/996 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/478 E., 2021/90 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; I-Talimat mahkemesince ifadesi alınan tanık ... .'nün beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanığın duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, II-Kara Kuvvetleri Komutanlığında üsteğmen olarak görev yapmakta olan sanığın, bizzat kullandığı GSM hattında ankesör/ardışık/periyodik arama kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS ve baz çakışması irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasının sağlanması, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince sanık ve müdafine okunup tartışılması ile bahsi geçen tüm ifade sahiplerinin tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kara Kuvvetleri Komutanlığında üsteğmen olarak görev yapan sanık FETÖ/PDY üyeliğinden mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Mahkûmiyet, talimatla dinlenen belirleyici bir tanığın beyanı ile sanığın GSM hattındaki ankesör/ardışık/periyodik arama kayıtlarına dayandırılmıştır. Yargıtay bu delillerin yeterince araştırılıp denetlenmediğini saptamıştır.

Hukuki İlke: Belirleyici tanık sanık huzurunda, gerekirse CMK 180/1-2-5 ve 181/1 usulüyle dinlenmelidir. Asker şahsın ankesörlü hatlardan aranması, ancak güncel ATAÇ sorgusu, HTS ve baz analizi ile aramaların ardışık/periyodik niteliği, saatleri, süreleri, arananların aynı kuvvet ve rütbede olup olmadığı gibi hususları gösterir bilirkişi raporuyla, her türlü şüpheden uzak biçimde tespit edilirse delil değeri taşır. Ardışık arananlar hakkındaki soruşturmalar araştırılıp bu kişiler tanık olarak dinlenmeli, UYAP örgütlü suçlar havuzu taranmalı ve deliller CMK 217 uyarınca sanığa okunmalıdır.

Uygulama Sonucu: Eksik araştırma nedeniyle bozma (CMK 302/2).

Dava Strateji Notu: Asker müvekkiller yönünden ankesör deliline karşı savunma, güncel ATAÇ analizi ve HTS raporu talep ederek aramaların örgütsel niteliğinin teknik verilerle kanıtlanmadığını; ardışık arananların tanık olarak dinlenmediğini vurgulamalıdır. Bu teknik eksiklikler istikrarlı biçimde bozma sebebi sayılmaktadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla