Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/24096 E. , 2024/7849 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/400 E., 2022/802 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/24096 E. , 2024/7849 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/400 E., 2022/802 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2020/200 Esas, 2021/10 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/802 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.11.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; dosya kapsamında yer alan delillere göre sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın ikrar içeren ifadeleri, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; başpolis memuru olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporunda yer alan güncel listenin “2015 Mart Alan” bölümde, FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade ettiği belirtilen “EA” kodu ile derecelendirildiği anlaşılan sanığın sabit görülen eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu gözetilerek; Aşamalarda alınan ikrarlı savunmalarında, suçunu ikrar ederek etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyip bir kısım örgüt mensupları ile örgütsel faaliyetler hakkında bilgi verdiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartlarının açıkça anlatılması ve ayrıntılı savunmasının yeniden alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması ve verilen bilgilerin doğruluğunun ve faydalılığının yetkili mercilerden teyit edilmesi suretiyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmasından sonra hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/802 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.