İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/24145 Karar: 2025/11022 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/24145 K.2025/11022

3. Ceza Dairesi 2023/24145 E. , 2025/11022 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2018/11 K. SUÇ : Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme İNCELEME KONUSU KARAR : Mâhkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında toplantı ve gös

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/24145 E. , 2025/11022 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2018/11 K. SUÇ : Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme İNCELEME KONUSU KARAR : Mâhkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında toplantı ve gös

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/24145 E. , 2025/11022 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2018/11 K. SUÇ : Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme İNCELEME KONUSU KARAR : Mâhkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 6008 sayılı Kanun'la değişen 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a maddesi uyarınca ... ceza belirlendikten sonra 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapıldığı ve TCK'nın 62/1. maddesi uygulanarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, söz konusu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden anlaşılmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 94660652-105-21-34731-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve 2023/115550 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 33/1, 3713 sayılı Kanun'un 5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2017/378 Esas, 2018/11 sayılı Kararını kapsayan dosya incelendi. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ek kararıyla sanık hakkında sehven 3713 sayılı Kanun gereği arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza verilmesi sebebiyle kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın, Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde terör örgütü PKK'nın çağrısı üzerine başlayan ve gelişen olaylarda terör örgütü yanlısı sitelerden yapılan çağrılara uyarak aktif yer aldığı 09.04.2013 tarihinde yaşanan olaylarda yol kapatma ve basın açıklaması eylemlerine katıldığı, taşlı ve sopalı eylemlerde bulunduğu, grupla hareket ettiği, ikazlara rağmen dağılmadığından bahisle hakkında 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında ... cezanın 2911 sayılı Kanun'un 33/1. maddesi uyarınca belirlenmesini müteakip, somut olayda uygulama olanağı bulunmayan 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Hukuki Süreç 1. Sanığın 13.10.1988 ... doğumlu olduğu, suç tarihinde Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenci olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanığın, örgütün çağrısı üzerine Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde 09.04.2013 ve 10.04.2013 tarihlerinde düzenlenen yasadışı gösterilere katıldığı, güvenlik güçlerine taşlı saldırıda bulunan grupla birlikte polislere direndiğinin tespit edilmesi üzerine görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü propagandası yapma, örgüt adına suç işleme ve 2911 saylı Kanun'un 32/1 ve 33/1 maddelerine muhalefet etme suçlarından cezalandırılması istemiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2013 tarihli ve 2013/412 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. 3. Yapılan yargılama neticesinde, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2014 tarihli ve 2014/309 Esas, 2014/353 sayılı Kararıyla örgüt adına suç işleme, terör örgütü propagandası yapma, görevi yaptırmamak için direnme ve iki kez 2911 sayılı Kanun'un 32/1. maddesine muhalefet etme suçlarından değişen sürelerde hapis cezalarına hükmedilmiş, iddianamede sevk maddeleri arasında gösterilen 2911 sayılı Kanun'un 33/1. maddesinden ise hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır. 4. Söz konusu kararlara karşı sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.06.2017 tarihli ve 2017/1358 Esas, 2017/4426 sayılı Kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararlarının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; ayrıca sanık hakkında iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri arasında yer alan 2911 sayılı Kanunun 33/1. maddesine muhalefet suçu yönünden hüküm kurulmadığı belirlenerek, zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. 5. Yargıtay kararında gösterilen belirleme üzerine dosyanın gönderildiği Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince dosya yeniden ele alınmış, yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2017/378 Esas, 2018/11 sayılı Kararıyla 2911 sayılı Kanun'un 33/1 maddesi uyarınca sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, ... ceza alt sınırdan belirlendikten sonra 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılmış, 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uygulanarak sonuç ceza 3 yıl 1 ay 15 gün olarak belirlenmiştir. 6. Söz konusu karar sanık ve müdafiine hazır bulundukları 11.01.2018 tarihli duruşmada usulüne uygun şekilde tefhim edilmiş ancak sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış, sanık müdafii tarafından ise yasal süre geçtikten sonra 24.01.2018 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 7. Dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi üzerine Dairemizin 08.12.2021 tarihli 2021/10734 Esas, 2021/10418 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verildiği ve hükmün daha önceden Yargıtay'ın temyiz incelemesinden geçmediği anlaşıldığından, hükmün istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle, sanık müdafiinin kanun yolu başvurusunun Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesince değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. 8. Dairemizin iade kararı üzerine dosyanın gönderildiği Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2022/209 Esas, 2022/438 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, söz konusu kararın sanık müdafiine 11.04.2022 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiği ve itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. 9. Sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talep edilmesi üzerine Diyarbakır 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2017/378 Esas, 2018/11 sayılı Ek Kararıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ancak kanun yararına bozma yoluna başvurma hususunun değerlendirilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir. 10. Mahkeme tarafından dosyanın gönderilmesiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 94660652-105-21-34731-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve 2023/115550 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C. İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 2911 sayılı Kanun'un 33/1 maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 4. ve 5. maddeleridir. D. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, 2911 sayılı Kanun'un 33/1 maddesi uyarınca sanığın mahkûmiyetine dair hüküm kurulurken, belirlenen ... cezada 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddesi uyarınca arttırım yapılmasının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 - 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: CMK’nın 309. maddesinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır. Sübutu kabul edilen eylemin suç oluşturup oluşturmayacağı ya da hangi suçu oluşturacağı yönündeki hukuki tespit, kabul ve uygulamaların yukarıda sayılan, uygulama birliği ve hukuk güvenliği amaçları bağlamında kanun/kamu yararı taşıdığından kanun yararına bozma yasa yoluna konu olabileceğinde şüphe yoktur. Yüksek Ceza Genel Kurulu da aynı görüştedir (23.6.2009 t,2009/7-69,176 sy). Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.12.2018 tarihli 2015/9-197 Esas, 2018/632 Karar sayılı ve 20.11.2018 tarihli 2015/11-259 Esas, 2018/550 sayılı Kararlarında; ayrıca Dairemizin 11.03.2025 tarihli ve 2023/12641 Esas, 2025/7516 sayılı Kararında belirtildiği üzere, kanun yolu başvurusunun süresinde yapılmaması veya kararın kanun yolu konusu yapılamayacak nitelikte bulunması yahut başvuru yapanın buna hakkının olmaması nedenlerine bağlı olarak kanun yolu başvurusunun reddine karar verildiği durumlarda söz konusu karar kanun yolu incelemesinden geçmemiş bulunduğundan kanun yararına bozma incelemesine konu olabilir. (a. ... kuyucu, ceza yargılaması hukukunda kanun yararına bozma, 2020, yetkin yayınları) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 ve 4 üncü maddelerinde terör suçları ile terör amacıyla işlenen suçlar tahdidi olarak sayılmış, aynı Kanun'un 5/1 inci maddesinde ise 3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para cezalarının yarı oranında artırılarak hükmolunacağı düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Dairemizin yukarıda gösterilen müstekar içtihatları nazara alındığında, ilk yargılamada sanık hakkında 2911 sayılı Kanun'un 33/1 maddesinden hüküm kurulmasının unutulmasından sonra aynı mahkemece dosya yeniden ele alınıp anılan suçtan hükmedilen mahkumiyet kararının Yargıtay'ca incelenmeksizin iadesine karar verilmesi ve akabinde dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi nedeniyle, kanun yolu başvurularının işin esasına girilmeden reddedilmiş olduğu, bu halde uyuşmazlığa konu kararın kanun yolu incelemesinden geçmediğinin kabulü gerektiği ve kanun yararına bozma incelemesine konu olabileceği öncelikli olarak belirlenerek yapılan inceleme; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 ve 4 üncü maddelerinde terör suçları ile terör amacıyla işlenen suçların tahdidi olarak sayıldığı, aynı Kanun'un 5 inci maddesinde ise 3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para cezalarının yarı oranında artırılarak hükmolunacağının düzenlendiği, sanığın mahkûmiyetine karar verilen uyuşmazlığa konu 2911 sayılı Kanun'un 33/1 maddesinin ise 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 4 üncü maddelerinde tahdidi olarak yer verilen suçlardan olmadığı, bu nedenle sanık hakkında 2911 sayılı Kanun'un 33/1 maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulurken ... ceza belirlendikten sonra 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca arttırım yapılarak fazla ceza tayini edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş ve 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.01.2018 tarihli ve 2017/378 Esas - 2018/11 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; hükümde yer alan "3713 sayılı kanunun 5 maddesi gereğince 1/2 artırılarak 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" fıkrasının hükümden çıkarılmasına; Hükmün "Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nin 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilip 3 YIL 1 AY 15 GÜN CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA" fıkrasındaki "3 YIL 1 AY 15 GÜN" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "2 YIL 1 AY" ibaresi eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına; 4. kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla