Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/2610 E. , 2023/882 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/353 E., 2022/458 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkın
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/2610 E. , 2023/882 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/353 E., 2022/458 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/76 Esas, 2020/332 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna, karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.12.2020 tarihli ve 2020/703 Esas, 2020/764 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas, 2022/1392 sayılı Kararı ile, sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; mahkemenin sübuta ilişkin kabulüne ve eylemin vasıflandırılmasına esas teşkil eden olay tutanağı muhtevasına, dosya kapsamına ve aşamalarda değişmeyen, aksi de kanıtlanamayan savunmaya göre, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, kod adı kullanan, PKK/PYD silahlı terör örgütünün kontrolünde bulunan bölgede nöbet tutan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile PKK/PYD silahlı terör örgütü arasında çatışmaların yaşandığı bölgede yakalanan ancak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyon esnasında Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara katıldığı kesin olarak saptanamayan sanığın, sübut bulan ve TCK'nın 314 üncü maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütünü üye olmak suçundan cezalandırılması, ayrıca sanığın temyiz aşamasında sunduğu 27.10.2021 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları açıkça anlatılması ve ayrıntılı savunmasının yeniden alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması ve verilen bilgilerin doğruluğunun ve faydalılığının yetkili mercilerden teyit edilmesi suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmasından sonra hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı görülmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/353 Esas, 2022/458 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak karara bağlandığına, sanığın samimi beyanları ve dosya kapsamındaki gerçek hususların göz ardı edildiğine, sanık lehine olan yasa ve hükümler uygulanmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanığın temyiz istemi; aldığı cezanın onaylanmasını talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Barış Pınarı harekatı kapsamında Suriye'nin Rasulayn bölgesinde çatışmaların devam ettiği esnada, 10.10.2019 tarihinde ÖSÖ mensuplarınca sanığın da içinde bulunduğu yedi (7) kişinin etrafının sarıldığı, kaçamayacaklarını anlayan PKK-PYD'li grubun silahlarını uzak noktaya atmasını müteakip ÖSO mensuplarınca sağ olarak yakalandığı çatışmaların devam etmesi sebebiyle silah ve mühimmatların delil olarak dosya arasına alınamadığının anlaşıldığı, sanık ...'in de sivil kıyafetli olarak çatışma anında yakalandığı, PYD/YPG silahlı terör örgütü mensuplarının sivil halka karışmak ve böylelikle "Türkiye Cumhuriyeti'nin sivil halkı öldürdüğüne yönelik uluslararası arenada kara propaganda yapmak, Türkiye Cumhuriyeti sivilleri öldürüyor" imajı vermek için sanığın sivil kıyafet giydiği, soruşturma aşamasında hakkında PYD/PYG-PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan adli işlem yapılan Cemile Ali El HASAN'ın ''fotoğrafta bana gösterilen şahıs benim komşum olur, ismini İbrahim Sılaybı olarak 20 yaşlarında biliyorum, bu şahıs PKK/PYD terör örgütü içerisinde Suriye Resulayn bölgesinde faaliyet yürütür. Örgütte görevi savaşçıdır. Kaleşnikof silahı vardır.'' şeklinde beyanda bulunup fotoğraf üzerinden sanığı teşhis ettiği, yine Barış Pınarı harekatı kapsamında 14.10.2019 tarihinde yakalanan ...'in ''bana göstermiş olduğunuz şahsı Rasulayn'da YPG adına silahlı faaliyet yürütürdü, orada tünel kazma işlerinde çalışırdı. Kod adını bilmiyorum.'' şeklinde beyanda bulunup fotoğraf üzerinden sanığı teşhis ettiği, sanığın kovuşturma aşamasında (bozma sonrasında) alınan beyanlarında özetle YPG'ye zorla katıldığını, örgüt içerisinde "Danyal" kod adını kullandığını, örgütün kendisine silah verdiğini, örgüte ait araba garajında nöbet tuttuğunu, örgütte içerisinde iki ay kaldığını, 10.10.2019 günü Türk askerine teslim olduğuna dair beyanda bulunduğu olayda sanığın eyleminin Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Sanık ...'in Barış Pınarı harekatı kapsamında yakalanması, suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, sanığın kastının yoğunluğu göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına, sanığın suç işlemek amacıyla kurulan terör örgütüne üye olmakla birlikte, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve bu suçların failleri ile ilgili kovuşturma aşamasında vermiş olduğu bilgiler ve yaptığı teşhisler uyarınca sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesi 2 nci cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak takdir edilen cezasından 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nın 62/1 nci maddesi gereğince sanığa verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, tutuklu bulunduğu "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma" suçundan beraat etmesi nedeniyle tahliye edilen sanığın kaçma şüphesi bulunduğundan "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan hükmen tutuklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 31.12.2018 tarih 2018/3775 Esas, 2018/5600 Karar sayılı karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, Suriye topraklarında PKK/KCK silahlı terör örgünün bir kolu olarak kurulan PYD/YPG'nin; ülkemizin birliğini ve bütünlüğü bozmak amacıyla kurulan ve bu amaca matuf cebir şiddet içeren eylemle faaliyet gösteren bir terör örgütüdür. b)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, Danyal kod adını kullanan ve PKK/PYD silahlı terör örgütünün kontrolünde bulunan bölgede nöbet tutan, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/353 Esas, 2022/458 sayılı Kararında kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.