İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/26777 Karar: 2025/10067 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/26777 K.2025/10067

3. Ceza Dairesi 2023/26777 E. , 2025/10067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/313 E., 2023/632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/547 E., 2023/200 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım e

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/26777 E. , 2025/10067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/313 E., 2023/632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/547 E., 2023/200 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım e

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/26777 E. , 2025/10067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/313 E., 2023/632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/547 E., 2023/200 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması. HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 221/4-2.cümle, 221/5, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri 6136 Sayılı Kanun'un 13/2, 3713 Sayılı Kanun'un 4-5/1, TCK'nın 62, 52/2-4 maddeleri 2- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 63, 58/6 maddeleri 3- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 63 maddeleri 4- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 Sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Düzeltilerek Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yargılanan sanık ... hakkında sanık ... beyanlarının hükme esas alınarak ...'in mahkumiyetine karar verildiği, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine sanık ... müdafi ile sanık ... müdafinin aynı adreste faaliyet gösteren müdafiler tarafından savunulması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; a-Sanık ...'nin örgütsel faaliyet kapsamında işlediği sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçundan kurulan hükümde mahiyeti itibariyle bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili bir kurum olan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmaması, b.Sanık ... hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçuna ilişkin hüküm kurulurken TCK'nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, madde ile düzenlenen hak yoksunluğu kazanılmış hak teşkil etmeyip, güvenlik tedbiri niteliğinde bulunduğundan ve hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması, c.Dairemizin istikrar kazanmış kararları kapsamında sanığın dosyaya yansıyan eylemleri değerlendirildiğinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren sanık ... hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan tenkidin yerinde olduğu görülmekle; sanık ...'in tekerrüre esas alınan ilam içeriğinde tekerrür hükümlerinin uygulandığının anlaşılması karşısında; ikinci kez mükerrir olduğu halde yazılı şekilde birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezasının çektirilmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren ... ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütünün kırsal kadrosunda bulunan sanık ... ile tanık ...'in Amanos kırsalında görevlendirilmek üzere Suriye ülkesinden Türkiye'ye gönderildikleri; sanık ... yönünden, Suriye'de bulunan silahlı terör örgütü mensubu Hacı Şahan kod adlı kişinin yönlendirmesi ile ... ve ...'un sanık ...'ın evine geldikleri, sanık ...'ın Dedo kod adını kullandığı, Suriye'de silahlı terör örgütü içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren Kalker koda göndermesi için teslim ettikleri sırt çantalarını ...'dan teslim aldıkları, ...'ın Kalker koda kaçakçı aracığıyla şifreli olarak "not ulaştı" dediği, çantaların içinde silahlar ve yaşam malzemeleri ile kırsal alanda gerekli malzemelerin olduğu, birden fazla kez erzak, yaşam malzemeler, gsm hattı, telefon gibi ihtiyaçlarını sağladığı, birden fazla kez araçla ulaşımlarını sağladığı ve evinde kalmalarına izin verdiği, ... ve ...'u ... mezarlığına bırakacağı sırada öncü araç ile götürdüğü; sanık ... yönünden, ... ve ...'un ... evinden ayrıldıktan sonra Suriye'de bulunan silahlı terör örgütü mensubu ... ... kod adlı kişinin yönlendirmesi ile ...'in evine gittikleri, ...'in kod adının ... olduğu, ... ve ...'un farklı zamanlarda ...'in evinde uzun süre kaldıkları, Hacı Şahan kodun Suriye'den gönderdiği telsiz, dürbün, sinyal alıcı, silah susuturucu ve namlusu gibi malzemeleri ...'in, ... ve ...'a verdiği, iki adet telefon hattı temin ettiği hususları dikkate alındığında sanıklar ... ve ...'in Suriye'de bulunan örgüt mensupları ile irtibatlı oldukları, aldıkları emirler doğrultusunda ... ve ...'a yardım ettikleri, kod adı kullandıkları anlaşılmakla sanıkların süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemleri karşısında PKK/YPG silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonunda ceza miktarı yönünden sanıklar ... ve ...'nun kazanılmış hakkının 5271 sayılı CMK’nın 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla