Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/27032 E. , 2025/24171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1286 E., 2022/1097 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/138 E., 2021/253 K. SUÇ : Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma, nitelik
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/27032 E. , 2025/24171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1286 E., 2022/1097 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/138 E., 2021/253 K. SUÇ : Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1.Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan, TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddesi delaletiyle TCK 314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 62 , 53/1-2,5, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2.İhmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçundan, TCK'nın 257/2, TCK'nın 62, 53, 53/5, CMK'nın 231/5 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine 3.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, TCK 158/1-e, TCK'nın 168/2, 62, CMK 231/5. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine 4.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1. Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik .. ve .. Bakanlığı vekili ile ... vekilinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçlarından .. ve ... Bakanlığı ile ... vekillerinin istinaf başvurularının, suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemeleri ve bu nedenle de davaya katılma haklarının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla, dava dosyasının bu talepler yönünden tebliğnameye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik .. ve .. Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz talepleri ile ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçu ve ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçuyla ilgili verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hüküm tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nun 231/12 maddesindeki "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." düzenleme uyarınca itirazı kabil kararlardan olması karşısında; kararların temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu hükme yönelik temyiz taleplerine ilişkin olarak dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 3. Sanığın üzerine örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik .. ve .. Bakanlığı vekili, ... vekilinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; Yargılama konusu örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan .. ve .. Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz taleplerinin REDDİNE, 4. Sanığın üzerine örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a. Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunun Anayasa Mahkemesi'nin 05.11.2024 (R.G. Tarih – Sayı : 9/1/2025 - 32777) tarihli 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararı ile iptal edildiği görülmekle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu, b. Kabul ve uygulamaya göre de; Yapılan yargılamaya, sanığın ikrar içeren savunmasına, tanık beyanlarına, telefon ön inceleme tutanağına, bilirkişi raporlarına, sanık hakkındaki araştırma ve tespit tutanakları ile oluş ve dosya içeriğine göre; 15.07.2016 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi gecesi ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak görev yapan sanığın, silahlı kalkışma-darbe teşebbüsü sırasında tüm emniyet personelinin görev yerlerine dönmesi ve silahlı kalkışmada bulunan terör örgütü mensuplarına direnilmesi talimatına rağmen görev yerine dönmediği, yolların kapalı olması sebebiyle birimine dönmediğini beyan etmiş ise de, kendisine en yakın kolluk birimine giderek darbe karşıtı mücadeleye katıldığına dair somut bir bulgu veya bilginin mevcut olmadığı, sanığın cep telefonunda FETÖ yapılanmasının, darbe girişiminin başarısız olacağının anlaşılması üzerine darbeye destek verenlerin darbe karşıtı gibi görünerek kamufle olmaları yönünde talimatını içeren bir mesaj içeriğinin tespit edildiği, 17.01.2019 tarihli veri inceleme raporu ile A5 kodu ile kodlandığının değerlendirildiği ve tanık .. nin kolluk ifadesinde, sanığın 2010 yılı Eylül ayında yapılan komiser yardımcılığı sınav sorularını, 10 gün önceden sanığa verdiğini beyan ettiği görülmekle; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; tanık ..'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 2. T.C. Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesinin, "Sanığın FETÖ terör örgütünün 16/07/2016 günü saat 05: 20... :29 arasında örgüt mensuplarına gönderdiği mesajı 20 Temmuz 2016 tarihinde okuduğu ve 23/05/2016 günü saat 23:57'de ''Maskeli darbe - 2.Bölüm-Youtube'' isimli FETÖ/PDY yapılanmasını öven videoyu izlediği sabit olmakla birlikte sanığın bu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütün emir ve talimatlarını yerine getirdiği yada yerine getirebilecek konumda olduğu, böylece örgüt üyesi olmak suçunu işlediği sabit olmadığından, bu haliyle terör örgütünün sempatizanı olarak değerlendirilmesi gerektiği" şeklindeki kendi içerisinde çelişkili ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurularak Anayasanın 141, CMK'nın 34... uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3. İstinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan 29.07.2022 tarihli teknik inceleme ve çıkarım(export) raporunun CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, yine UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra, yine sanığın savunmasında, örgütsel konumu itibariyle, örgütün yapısı, üyeleri ve faaliyetleri konusunda, verdiği bilgiler bakımından hakkında, koşulları var ise 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olup olmadığı tartışılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.