İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/27072 Karar: 2025/12830 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/27072 K.2025/12830

3. Ceza Dairesi 2023/27072 E. , 2025/12830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/99 E., - 2020/267 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, hük

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/27072 E. , 2025/12830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/99 E., - 2020/267 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, hük

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/27072 E. , 2025/12830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/99 E., - 2020/267 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, hükümlünün suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunduğu nazara alınmadan 5237 sayılı TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılmayarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın sanık tarafından istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin infaz durdurma konulu ek kararında bildirimde bulunulması üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 94660652-105-09-26437-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117197 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: 1. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütü propagandası yapmak suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2020 tarihli ve 2020/99 esas, 2020/267 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, kayden 01/03/1997 doğumlu olup suç tarihi olan 11/10/2014 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Hükümlünün 01.03.1997 ... doğumlu olduğu, suç tarihinde...Üniversitesinde öğrenci olduğu, UYAP'tan temin edilen adli sicil kaydına göre devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kamu görevlisine karşı kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu anlaşılmıştır. 2.Hükümlünün kendisine ait olduğunu kabul ettiği sosyal medya hesabından terör örgütü propagandası içeren paylaşımlarda bulunduğunun tespiti üzerine soruşturmanın başladığı, yapılan soruşturma neticesinde atılı suçtan cezalandırılması istemiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 2020/2055 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. 3.Yapılan yargılama neticesinde, Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli ve 2020/99 Esas - 2020/267 Karar sayılı kararıyla, hükümlünün zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği sabit görülerek 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararda, hükümlünün son paylaşım tarihi olan 11.10.2014 tarihinin suç tarihi olarak belirlendiği ifade edilmesine rağmen, suç tarihine göre 15-18 yaş aralığında olan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılmadığı anlaşılmıştır. 4.Söz konusu karar hükümlünün hazır bulunduğu 20.11.2020 tarihli celsede hükümlüye tefhim edilmiş ancak hükümlü tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı için 28.11.2020 tarihinde kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiştir. 5.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı İlâmat ve İnfaz Bürosunun 14.06.2022 tarihli ve 2020/7-9934 sayılı yazısı ile hükümlünün suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğunun yargılama aşamasında gözetilmediği, 5237 saylı TCK'nın 31/3 maddesinin hükümlü lehine uygulanmaması nedeniyle infazda tereddüt oluştuğu belirtilerek bu hususta bir değerlendirme yapılması Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinden talep edilmiştir. 6.Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli 2020/99 Esas - 2020/267 Karar sayılı ek kararı ile, hükümlü hakkındaki infazın durdurulmasına ve kanun yararına bozma yoluna başvuru hususunun değerlendirilmesi için dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. 7.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 94660652-105-09-26437-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117197 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesidir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, hükümlü hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı kurulurken, belirlenen cezada 5237 sayılı TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılmamasının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 - 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: CMK’nın 309. maddesinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır. Sübutu kabul edilen eylemin suç oluşturup oluşturmayacağı ya da hangi suçu oluşturacağı yönündeki hukuki tespit, kabul ve uygulamaların yukarıda sayılan, uygulama birliği ve hukuk güvenliği amaçları bağlamında kanun/kamu yararı taşıdığından kanun yararına bozma yasa yoluna konu olabileceğinde şüphe yoktur. Yüksek Ceza Genel Kurulu da aynı görüştedir (23.6.2009 t,2009/7-69,176 sy). 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ikinci kısım altındaki ikinci bölümünde, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerden biri olarak yaş küçüklüğü kurumu düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunucağı, diğer cezaların ise üçte birinin indirilirceği ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezasının on iki yıldan fazla olamayacağı emredici şekilde hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Hükümlünün, kendisine ait olduğunu kabul ettiği sosyal medya hesabından yine kendisi tarafından yapıldığını kabul ettiği bir kısım sosyal medya paylaşımlarının terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasının Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde, hükümlünün üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkeme kararının gerekçesinde propaganda suçunu oluşturduğu kabul edilen son paylaşımın tarihi olan 11.10.2014 tarihinin suç tarihi olarak belirlendiğinin ifade edildiği, UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 01.03.1997 doğum tarihli olan hükümlünün suç tarihi olarak kabul edilen 11.10.2014 tarihinde 15-18 yaş aralığında olduğu ancak hükümlü hakkında karar tesis edilirken emredici şekilde düzenlenmiş olan 5237 sayılı TCK'nın 31/3. Maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmadan mahkumiyet kararı verilmek suretiyle fazla ceza tayini edildiği anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş ve 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 2. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli ve 2020/99 Esas - 2020/267 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; hükmün üçüncü fıkrasında yer alan "NETİCETEN" ibaresinin HÜKÜMDEN ÇIKARILMASINA; Hükmün üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere "Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği sırada 15-18 yaş grubunda yer aldığı anlaşıldığından verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin NETİCETEN 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" fıkrası eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilmesine ve infazın belirlenen şekilde yapılmasına; 4. Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla